23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ramazan ayı tebrik mesajı

Anadolu topraklarını “Yenilenebilir Enerji Üretimi” platosuna dönüştürmeliyiz.
23 Nisan 2020
Gelin Tekrar Kardeş Olalım; Dünya Hayatı Kısa ve Süre Git Gide Daralmakta
5 Mayıs 2020
Hepsini göster

Kıymetli vatandaşlarımız.

Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. İçinde bulunduğumuz bugünler iki önemli tarihe şahitlik etmektedir.

Bugünler; 23 Nisan Çarşamba günü, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100. yıl dönümünü idrak ediyor oluşumuz ve hemen ardından mübarek Ramazan Ayı’na giriyor olmamızdır.

23 Nisan Tebriki

Bu tarihlerden ilki olan 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, TBMM’nin açılışının 100. yıl dönümüdür.

Bu vesile ile bu tarihi süreçte bazı önemli hususlara dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Ülkemiz 1.Dünya Savaşı’nı yaşamış ve bu savaşın yıkıcı etkileri ile karşı karşıya kalmış, akabinde Osmanlı Devleti tarih sahnesinden silinmiştir. Arkasından Küresel Emperyalizm bu coğrafya üzerindeki emellerini gerçekleştirme fırsatı yakalayarak, başta Anadolu olmak üzere Osmanlı coğrafyasının tamamını işgal etmiştir.

Bunun yanı sıra böylesine karanlık bir tabloya 1. Dünya Savaşı’nın sonlarında İspanyol Gribi gibi bir salgın eklenmiş, bugünlere benzer bir durum ortaya çıkmış ve birçok insan hayatını kaybetmiştir.

İşte bu atmosferde “ya istiklal ya ölüm” iştiyakı ve azmiyle aziz milletimiz Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış ve bu savaşı zaferle neticelendirmiştir.

Erzurum ve Sivas Kongreleri’nin hemen ardından, bu karanlık tabloyu parçalayıp ülkemizi aydınlığa çıkarmak için verilen mücadelenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi, tam bir asır evvel bugün açılmıştır.

İşgalcilerin silah gücü ve siyasal avantajları karşısında, kendi bağımsızlık mücadelesini başlatmakta tereddüt etmeyen, inanç, karar, azim ve fedakarlık timsali olan bu insanlar, Büyük Millet Meclisi’ni kurarak, Milli Mücadele’nin mihenk taşı haline getirmişlerdir.

İnanıyorum ki, 23 Nisan 1920 ruhu ile bu ülke bugün de aydınlık günlere en kısa zamanda kavuşacak, birlik ve beraberlik içerisinde, içinde bulunduğumuz krizleri tek tek aşacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı tebrik ediyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Milli Mücadele’nin bütün kahramanlarını minnet ve şükranla anıyorum.

Ramazan Tebriki

24 Nisan’ a tekabül eden, Rahmet ve mağfiret ikliminin doruğu olan Ramazan-ı Şerif’in aziz milletimize, saadet, huzur ve bereket getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Ramazan Ayı, diriliş ve toparlanış ayıdır. İslam tarihinde nice önemli olaylar bu ayda vuku bulmuştur. Bu sebeple Ramazan Ayı’nın manevi iklimi ruhlarımızın dirilişine, İslam Dünyası’nda yaşanan kargaşa ve kaosun son bulmasına, dünyada da karşı karşıya kaldığımız Covid-19 salgının bitmesine bir vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor, bu duygu ve düşüncelerle başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan Ayı’nı tebrik ediyorum.

Ülkemizin İçinde Bulunduğu Süreç

Bugüne gelecek olursak ülkemizin içinde bulunduğu süreci üç ana başlıkta incelememiz mümkündür. Çünkü yaşadığımız meselelerin tamamı bu üç başlıkla ilintilidir.

1) Salgın ve Sağlık

Dünya Covid-19 salgını sebebiyle çok kritik bir süreçten geçiyor, adeta tarihin bir kırılma noktasına şahitlik ediyoruz. Bu noktada salgınla mücadele ise en önemli mesele haline gelmiş durumdadır. Ülkemizde gerek Sağlık Bakanlığı’nın gerekse sağlık çalışanlarının fedakarca ve hatta kahramanca verdiği mücadeleyi takdir ederek izliyoruz. Sağlık çalışanlarının bu gayreti gözlerimizi yaşartmakta, göğsümüzü kabartmaktadır. Her bir sağlık çalışanına bu özverili çabalarından dolayı tek tek teşekkür ediyorum.

2) Salgın ve Ekonomi

Ne yazık ki bu salgının çok ciddi bir ekonomik külfeti ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Ülkemiz ise iktidarın bugüne kadar uyguladığı hoyrat ekonomi politikaları yüzünden salgına olduğu kadar, ekonomik ihtiyaçlara da, hazırlıksız yakalanmıştır. İhtiyat akçelerinin bile harcandığı bir dönemde ortaya çıkan bu tablo, aylardır iş yerini açamayan esnafın da, işverenin de sahipsiz kalmasına sebep olmuştur.

Biz ekonomik gidişatla ilgili olarak endişelerimizi ve atılması icap eden adımları yıllardır dile getirdik. Israrla üretimin hayatiyetinden bahsettik, ama iktidar bizi yola, köprüye düşman olmakla itham etti.

Bakınız İktidar ‘Biz Bize Yeteriz’ kampanyası yapıyor,  muhalefet Belediyelerinin kampanya yapmasına da izin vermiyor. Ancak bu kampanyada şu ana kadar toplanan para Osmangazi Köprüsü’nün geçiş garantisi için ödenen paradan (2.5 Milyar Lira) daha az.

İktidar bugüne kadar uyguladığı ekonomi politikasının çöktüğünü bir an evvel görmeli, salgın sürecini en az hasarla atlatmak için gerekli önlemleri almalı ve salgından sonra ilk iş olarak her alanda yerli üretim hamlesine başlamalıdır.

3) Salgın ve Siyaset

Salgın sürecinde ekonomide sınıfta kalan iktidar ne yazık ki siyasette de sınıfta kalmıştır. Küresel bir salgın krizinde dahi ülkeyi ayrıştırmayı başaran bir iktidar olarak tarihe geçmiştir.

Belediyelerin yardımlarının engellenmesi, aşevlerinin kapatılması benden başka hiç kimse iş yapamaz manasına gelmektedir.

Sn. Erdoğan bilmeli ki Türkiye birden büyüktür. Her şeyin merkezine kendisini koyan yaklaşımından bir an önce vazgeçmelidir. Çünkü bu tavır kendisine ve ülkemize zarar veriyor.

Tarihi bir dönemeçten geçiyoruz, önemli olaylara şahitlik ediyoruz bu süreci sapasağlam aşmanın yolu birlik ve beraberliğimizi sağlamak ve pekiştirmek, gerilim dilinden uzak durmaktır.

İnanıyorum ki bir ve beraber olursak üstesinden gelemeyeceğimiz bir problemimiz kalmayacaktır.