Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu, Ankara Balgat’ta yapılan aylık il başkanları ve il müfettişleri toplantısında konuştu. Konuşmasının başında şehit askerlerimiz için milletimize başsağlığı dileyen Genel Başkanımız, yerel seçimin de startını verdi.

İDLİB’DE DİPLOMATİK ÇÖZÜM ŞART!

İdlib’de, ABD’nin arzu ettiği oluşumlar gerçekleşti. ABD, son adımları öncesinde bu bölgeyi terörle yumuşatma hedefi var. Düne göre dışarıdan gelecek müdahalelere karşı direnç gösterme gücünü Suriye kaybetti. ABD’nin, Ortadoğu ve Suriye üzerinden bölgeyi yumuşta çabalarının sürdüğünü kaydeden Karamollaoğlu, Suriye’nin İdlib’e askeri müdahalesinin çok büyük insan kaybı ve zayiatına neden olacağını, soruna Türkiye, Rusya, İran ve Suriye’nin, Astana Süreci ile çözüm bulması gerektiğini söyledi. “Biraz uzaklara gidince Arakan’da bir katliam yapılıyor. BM, ‘Burada bir soykırım yapılıyor’ dedi. Ama bunun üzerine gidilmesi lazım. BM kadar, İslam alemi ve bizim gayret göstermemize ihtiyaç var. Bu yapılırsa burada bir barış ortamı oluşabilir.” Diyen Karamollaoğlu, Türkiye’nin bugün üstlendiği İslam İşbirliği Teşkiatı ve D-8 Dönem Başkanlığı görevi olmasa bile, bu katliamları önleyebilecek sorumluluk ve imkana sahip olduğunu, Hükümetin bunu harekete geçirmesi gerektiğini anlattı.  

FÜZEDEN, ATOM BOMBASINDAN DAHA ETKİLİ SİLAH EKONOMİ

Türkiye’nin, “Stratejik müttefikim” dediği ABD’ye karşı söylem düzeyindeki çıkışlarına dikkat çeken Saadet Genel Başkanı Karamollaoğlu, “Biz ABD, Avrupa ile karşı karşıya gelelim, rest çekelim, harp edelim demiyoruz. Dünyadaki en etkili silah ekonomi. Füzelerden, atom bombasından, uzaydaki çalışmalardan daha etkili. Neden? Çünkü o gelişmiş silahları dünya birbirine karşı kullanırsa dünyanın sonu gelir. Ancak ekonomik ambargolarla ülkeleri yaşanamaz hale getiriyorlar. Onun için Türkiye, Ortadoğu’da ekonomik gücü olan, ihtiyaçlarını, tükettiğini kendi üreten bir ülke haline gelmezse, başımıza çorap örerler. Çünkü bu bölgede herkesin gözü var. Ancak BOP ve Büyük İsrail, buraya ayrı bir önem veriyor. Irak’a, Suriye’ye onun için müdahale edildi. Suriye’ye karşı bizi bunun için kışkırttılar.” diye konuştu.

ÜRETEREK, TÜRKİYE’NİN DİRENCİ YÜKSELTİLMELİ

“Şimdi geldi, iş dolara dayandı. Hükümet haklı olarak diyor ki, bu Amerika’nın bize karşı projesidir. El Hak doğru. Ama bu, bugünün sorunu değil ki. 15 yıldır bu geliyordu. 15 yıldır, hükümet Türkiye’yi üreterek dirençli hale getirmek yerine attığı her adımla Türkiye’nin direncini kırdı.” Diyen Karamollaoğlu, “ABD, Türkiye’yi zaafa uğratmak için çalışıyor doğru. Ama bizim zaaflarımızdan istifade ederek, bir sürü belgenin altına imza attırdı. Şimdi biz Amerika’dan şikayet ediyoruz. Yok F-35’ler, yok S-400’lermiş. Türkiye ekonomisi, ne yazık ki bu problemin üstesinden bu Hükümetin attığı adımlarla gelemez.” Şeklinde konuştu.

BİZ NE MALTA, NE SİNGAPUR’UZ, TÜRKİYE OLMAK ZORUNDAYIZ!

Ekonomiyi rayına oturmak için bir yerlerden bir takım destekler gelir diye ümit ettiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Ama biz Monaco Prensliği değiliz. Sadece Turizmle geçinen Malta değiliz. Biz Singapur da değiliz. Biz, gücünü geçmişten alan, bir çok badireler atlatmış, ayakta duran, barışın tesisi için bütün dünyaya ümit verebilecek olan bir ülkeyiz. Ama bu ekonomik yönden üretmemize, güçlü olmamıza bağlıdır. Eğer siz stratejik bir bölgede ve konumda iseniz ve ekonomik gücünüz yoksa sizin tepenize binerler. Ekonomik güç, kendi ihtiyacını dışarıdan değil, kendisi üretebilen bir ülke demektir. Bu gıdadan harp sanayine kadar gider.” diyerek üretim gücüne dikkat çekti.

HÜKÜMET, ASLA IMF’YE GİTMESİN

Türkiye’nin içinde bulunduğu şartların, her sahada kendi kendine yeten bir ülke olmaya zorunlu kıldığını anlatan Karamollaoğlu, “Çünkü dost olduğunu zannettiğimiz ülkeler bize sırtını çevirebiliyor. Veya dost olan ülkeler baskı altında kalıp, karşımızı çıkabiliyorlar.” dedi. Hükümetin bugünkü ekonomik sorunları çözmek için de kesinlikle IMF’ye gitmemesi gerektiğini ve başka yerlerden kaynak bulması gerektiğine vurgu yaptı.

TÜRKİYE’DE BİR TEK ŞEKER POLİTİKASI VAR!

Her şeyi yok saymadıklarını ve özellikle savunma sanayinde bir takım adımların atıldığını ifade eden Saadet Genel Başkanı üretmeyen, dışarıdan ithale muhtaç hale getirilen tarım politikasını ise sert bir şekilde eleştirdi: “Evet bir takım adımlar atılıyor ama yetersiz. Bizim gibi bir ülkenin özellikle tarımda dışa bağımlılığı kabul edilemez. Örneğin Fındık, bir bölgemizin geçim kaynağı. Fındık’ta bakalım ne diyecekler? Ama ne çay politikamız, ne fındık politikamız, ne zeytin, ne pamuk politikamız, ne buğday, ne tahıl politikamız var. Bir tek şeker politikamız var. O da, ‘Bundan sonra pancar ekmeyeceğiz, şekeri dışarıdan getireceğiz’ şeklinde. Bu mantık, mantık değil”

BELEDİYE VE İKTİDAR BİR OLUNCA YOLSUZLUK VE KİBİR KULELERİ ÇIKTI

Yerel seçimlerin startını da veren Karamollaoğlu, “Her yerde mutlaka aday göstereceğiz. En etkili arkadaşlardan seçeceğiz adaylarımızı. Her il en az üç, beş aday adayı belirleyecek ki, en uygun olanı seçelim. Ne yazık ki bu hükümet döneminde belediye ile iktidar aynı partiden olunca bir tarafta yolsuzluk, bir tarafta çarpık şehirleşme aldı başını gitti. Kibir kuleleri şehirlerimizi işgal etti. Her yere, köylere bile kule yapmaya kalktılar. İnşallah biz Milli Görüş belediyeciliğini, çok güzel bir şekilde kamuoyuna yansıtacağız.