Bayram Ruhu Hakim Olmalı

Adalet Olmadan
Huzur ve Güven Olmaz
29 Mayıs 2019
Karamollaoğlu’ndan Bayram Mesajı
4 Haziran 2019
Hepsini göster

Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu haftalık basın toplantısında konuştu. İşte Genel Başkanımızın konuşmasının satır başları;

İSTANBUL’UN FETHİ

Bugün basın toplantımız 29 Mayıs tarihine denk gelmiş bulunmaktadır. Bildiğiniz üzere 29 Mayıs 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet Han tarafından İstanbul fethedildi. Bugün fethin 566. Yıldönümünü kutlamaktayız.

İstanbul’un fethinin tarihimiz içerisindeki yeri ve konumu itibari ile iyi idrak edilmeli fethin safhaları iyi anlaşılmalıdır. İstanbul’un fethi dünya tarihinin akışını tamamen değiştirmiş, kadim Roma imparatorluğu ortadan kalkarak Roma’nın sembolü Konstantinapol bir İslam şehri haline getirilmiştir.

Bu fethin temelinde;

-İnanç

-Azim

-İlmi ve teknolojik yatmaktadır.

Bu inanç ve azim’de Peygamber Efendimizin asırlar önceki müjdesi Eba Eyyüb El Ensari hazretlerinin inancı ve manevi miras yatmaktadır. Bu anlayış ile gemiler karadan yürütülmüştür. Teknolojik ve ilmi sahada dönemin en büyük topları dökülmüş, Yeni silah ve sistemler denenmiş, Rumeli hisarı gibi bir hisar 4 ayda inşa edilmiştir.

İşte İstanbul’un Fethindeki ruh bu umdeler etrafında şekil almıştır. Dünyanın akışını değiştiren bu ruh yüzyıllar boyu Anadolu coğrafyası başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde hakim olmuştur.

Bugün içinde bulunduğumuz şartlar itibari ile İstanbul’un Fethindeki ruhunun ve prensiplerin anlaşılmasına son derece ihtiyacımız vardır. Özellikle de İstanbul’un fetihten sonra ki imarı ve şehrin düzenlenmesi hususuna dikkat etmek ve ders çıkarmak gerekmektedir.

İşte bugün İstanbul’un hali ortadadır, ecdadımızın estetik kaygısı ile diktiği sanatsal binaların yerini dev gökdelenler almış bulunmaktadır. İstanbul bu konuda adeta bir ihanete uğramış durumdadır.

Bunların yanı sıra bugün trafik, nüfus artışı gibi sorunlar her geçen gün artmaktadır. İstanbul’un bugün yaşadığı sorun ve sıkıntıları göz önüne aldığımız zaman Fatih Sultan Mehmet’in ortaya koyduğu ufka ne kadar çok ihtiyacımız olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Bu duygu ve düşüncelerle İstanbul’un Fethinin 566. Yıldönümünü tekrar kutluyor, Sultan Fatih Han olmak üzere Fetih’te bulunan tüm şüheda ve gazileri rahmet ve minnetle anıyorum.

BAYRAM RUHU HAKİM OLMALI

Ramazan ayı içerisinde gerçekleştireceğimiz son basın toplantısını yapmaktayız. Allah nasip ederse önümüzdeki hafta Salı günü Ramazan bayramını hep beraber idrak edeceğiz.  Hem Kadir gecemizin hem de Ramazan Bayramımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu vesile ile bayrama girerken siyasetçi arkadaşlarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum.

Bayram demek küslüklerin olmadığı, dostluğun hakim olduğu atmosfer demektir. Ülkemizin içerisinde bulunduğu kamplaşma ve kutuplaşma ortamında bayramın ruhuna göre hareket edilmelidir.

Özellikle İstanbul seçimlerinde bayram ruhu hakim olmalıdır. Kimsenin cami önlerinde, meydanlarda, tv programlarında Ramazana yakışmayacak yalan yanlış iddialar ile kendileri gibi düşünmeyen insanları karalamaya hakları olmadığını belirtmek istiyorum.

Kadir gecesini aramamız gereken bu gecelerde toplumu bölmeye çalışanlar bilmeliler ki böyle davranarak kul hakkına girmektedirler. Kul hakkı ise büyük bir vebaldir. İnşallah Ramazan bayramının, ülkemiz için Bayram olduğu bir süreç içerisine gireriz.

ERTELEYENLER HELAK OLDU

Ülkemiz gündemine dair şu konuya da değinmek istiyorum, AK Partili bazı yetkililer şu tarz açıklamalarda bulundular;

“eksikleri hataları görüyoruz, önce 23 Haziran’ı geçelim sonra gerekirse siyasi bakımdan tövbe istiğfar ederek yanlışlarımızdan kurtulacağız…” Bu açıklamadan anlıyoruz ki iktidar mensupları hatalarının farkındadırlar.

Fakat bizim inancımızda kadim bir anlayış vardır, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki “erteleyenler helak oldu!” İktidar mensupları tövbe etmek istiyorsa bunu seçim sonuna ertelememeliler.

Bu ülkeye ne yaptık ne hatalarımız var diyerek şapkayı önüne koymalı ve işi ehline teslim etmelidir. Türkiye’nin geldiği durum ortadadır.

Bu tabloda kimsenin bir seçimi daha almak pahasına ülkeyi tamamen ateşe atma hakkı yoktur. Biz AK Parti yöneticilerinin çok geç olmadan hataları için şimdiden tövbe etmelerini bekleriz. Umarız bu ülkeye verdikleri zararların ve hataların farkına tam manası ile varırlar.

YENİ ASKERLİK SİSTEMİ

Malumunuz olduğu üzere ülkemizin son günlerdeki meselelerinden biriside yeni askerlik sistemidir. Sistemle alakalı öncelikle hemen şunu belirtmek isterim ki, bu sistem bizi endişelendirmiştir.

Türkiye’nin beka sorunun olduğu iddia edildiği, Akdeniz’de, Basra’da birçok noktadan ülkemizin kuşatma altında olduğu. Adalar, Kıbrıs, Suriye, Kerkük, Musul ve terör sorununun had safhada olduğu bir süreçte asker azaltılması kesinlikle mantıklı gözükmemektedir.

Ülkemizin etrafının ateş çemberi ile sarılı olduğu bir dönemde bu yeni sistemin açacağı zararlar tahminlerin ötesinde olabilir.

CANINA OKUMUŞLAR

Gündemimizin bir başka konusu ise Yassıada’nın geldiği son durum. Yassıada bugüne kadar “Demokrasinin İdamı” ile anılıyordu.  Şimdi demokrasinin idamı ile birlikte “Çevrenin Katledilmesi” ile de anılacak!

Ada adeta bir beton yığınına döndürülmüş durumdadır. İktidar mensupları bir dönem İman varsa imkanda vardır anlayışına sahipken şuan adeta imar varsa beton ve demir de vardır tutumu ile hareket etmektedir.

Bütün yatırımları betona gömen hiçbir yeşil alan ve doğa kaygısı gütmeyen bu iktidarın Yassıadayı bu hale getirmesi bizi pek de şaşırtmamıştır. Kelimin tam anlamıyla Yassıada’nın CANINA OKUMUŞLAR

SUUD’İ ARABİSTAN’A ÇAĞRI

Basın toplantımıza son olarak son günlerde ortaya atılan bir iddiayı dile getirerek son vermek istiyorum. Suud’i Arabistan’da bazı alimlerin muhalif tavırları ve Müslüman Kardeşler teşkilatı ile olan bağlarından dolayı idam edilecekleri iddia ediliyor.

Eğer bu iddia doğruysa bu durum İslam dünyası için son derece üzüntü verici bir gelişme demektir. Alimler zaman zaman farklı tavırlar sergileyebilirler farklı mezhepler bu sebeple ortaya çıkmıştır. Ancak bu farklılıklar hiçbir zaman baskı ve tahakküm sebebi olmamalıdır. Bu sebeple Suud yönetimine bir çağrıda bulunmak istiyorum;

Böyle bir kararın uygulanması başta Suud yönetimi olmak üzere bütün İslam alemine zarar verir. Eğer böyle bir karar varsa mutlaka gözden geçirilmeli ve uygulanmasından vazgeçilmelidir. Bu tip yanlış kararlar asırlar boyu unutulmaz ve kara bir leke olarak kalır.

SURİYE OLAYLARI

Bu münasebetle Suriye’de ki gelişmeleri de büyük bir üzüntü ve endişe ile takip ediyoruz. Çekilen sıkıntılar çok büyük boyutlara ulaştı. Sivil halkın zarar görmemesi için tedbirler alınmalıdır. Özellikle de Suriye İran ve Türkiye arasında diyalog içerisinde hareket edilmelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle basın toplantımıza son vermek istiyor.Yaklaşan kadir gecemizin ve Bayram’ın hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.