Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündemdeki sıcak maddeleri yorumladı. Karamollaoğlu, terör saldırıları başta olmak üzere, ÖSYM’nin yaptığı hata, memura teklif edilen zam ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

TERÖRİSTLER KARADENİZDE BİR OYUNUN PEŞİNDE

Karamollaoğlu, Trabzon'un Maçka ilçesindeki terör saldırısına değinerek, bu saldırıda hayatını kaybeden 15 yaşındaki Eren Bülbül'e Allah'tan rahmet diledi. Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan terör olaylarına değinen Karamollaoğlu Karadeniz bölgesinde son iki yıl içinde 15 terör saldırısı olduğunu hatırlatarak, “Saldırılardan sivil, asker veya polis toplamda onun üstünde şehidimiz var. Çokta yaralımız var. Karadeniz bölgesinde birileri bir projenin peşindeler mi? Bunu da çözmeye ihtiyaç var. Karadeniz’de başka emeller için kullanıyorlar. Karadeniz bir iç deniz. Karadeniz yine Büyük Ortadoğu Projesi’nin parçası olarak mütalaa ediliyor. Karadeniz bir geçiş noktası durumda. Asya ile Avrupa’nın birleştiği nokta. Kafkaslara ve Balkanları bağlayan bir denizdir. Enerji noktasıdır. Bu bölgede işte huzur yok edilmeye çalışılıyor. O halde bu bölgede kimler niçin kullanıldığını bilmezsek çözüm bulamayız” ifadesini kullandı.

İKTİDARIN HADİSELERİ ÖNGÖRMESİ GEREKİR

Küresel güçlerin dünya yeniden dizayn etmek isteğini belirten Karamollaoğlu, Ortadoğu’da yapılan planların Hükümetin öngörmesi gerektiğini ifade ederek, “Hadiseler öngöremezsiniz problemleri çözemezsiniz. Kuzey Irak’ta bir devlet kurulacak diye tutuşmaya başladılar. Amerikan Birleşik Devletleri şimdi bize verdikleri silahların daha modernini PKK’ya verdi. Biz hala ilişkilerimizi götürüyoruz. Biraz şahsiyetli bir duruş sergileyin. Ortadoğu’daki problemleri çözemezsiniz. Suriye’ye müdahale Amerika ve Rusya’nın izni olmadan yapılması mümkün değildir. Suriye’de olan hadiseleri planla bir şekilde işliyor. Irak bölündü. Suriye bölünüyor. Bunları da tatbikata koymuşlar. ‘Bugün Kuzey Suriye’de PKK’nın oluşturacağı bir hata izin vermeyiz’ diyorlar. Peki, yarın ne olacak. Siz bu süre içinde Amerika’ya sürekli destek verdiniz. Bunu geçmişte öngörü alıp düşünmemiz gerekiyordu. Bunların tespiti yapılması lazımdı” ifadelerini kullandı.

ÖSYM’YE HATALI HESAPLAMA TEPKİSİ

Türkiye’de düzensiz bir şekilde üniversitelerin kurulduğunu söyleyen Karamollaoğlu, bu konuda gerekli ve planlı bir çalışmanın yapılması gerektiğini kaydetti. ÖSYM’nin yerleştirme sonuçlarında yaptığı hataya da değinen Karamollaoğlu, “Geçmişte çok yaşadık ÖSYM skandallarını. Sorular çalındı, sorular yanlış soruldu. Şimdi yine aynısı yaşanıyor. Bir imtihanı doğru dürüstü yapamamak nasıl bir durumdur. Bir sınava doğru dürüst yapamayan hükümet ülkeyi nasıl idare edecek. Bir problemi nasıl çözecek. Puanlama sisteminde bir hata dediler. 2 milyon öğrencinin başarı sırası değişti. Pardon yanlışlık oldu. Sonra yerleştirmelerde yanlışlık oldu. 4 bin 237 öğrenci bu sıralamadan etkiledi. Bunlardan 1499 tanesine önce ‘kazandınız’ dedi. ‘Sonra kusura bakmayın, siz seçilemediniz pardon’ dedi. Bunu kim yapıyor. Türkiye’nin en tepesindeki hocalar, profesörler, yönetime atanmışlar. Bunları eğitimi planlıyor. Bunları bile becermiyorsa vah halimize. Üniversite öğrencileri girdiği sınavda 4 yanlış yaptığında 1 doğrusu gidiyordu. Hükümet bu kadar yanlış yaptı nasıl duracak ayakta. Silip atmak gerek. Yanlış yapanı orada tutmak nasıl bir durum” tepkisinde bulundu. 

SON "PARDON"UN FAYDASI OLMAYABİLİR

Siyasi iktidarın tıpkı ÖSYM’de yapılan hata gibi her şeye ‘pardon’ dediğini de anımsatan Karamollaoğlu, şu sözlerle eleştirilerde bulundu: “Amerika, İngiltere ve diğer ülkeler ‘pardon, hata yaptık’ dediler. Ama bizimkiler demedi. Sınavlar için 10 kere pardon dedi. Her sene sorular çalınmaya devam etti. Ülkenin önemli yerlere sızmışlar. Paralel bir yapı oluşmuş pardon dediler. Ama şuanda o paralel yapı devam ediyor. Rus uçağını düşürdük pardon dediler. Çözüm sürecine pordon. Suriye politikasında yanlış yaptık. Böyle olmuyormuş pardon. Ergenekon Terör Örgütü dediler. Balyoz dediler. Sonra hepsine pardon. Biz yanlış kararlar almaşız FETÖ’yu 10 yıl bağrımızda beslemişiz. Sonra bunlar gelip canlarımıza okumuşlar. Haberimiz olmadı. Biz bunları alnı secde de bilirdik. ‘Pardon’ dediler. Yeter bu kadar pardon ama. En son yapılan referandumdaki hataya da pardon derseler bu iş diktaya gider. Korkarım bu pardonun faydası olmayacak. Ülkeyi yönetmek parti gibi değildir. Ülkeyi yönetmek ciddiyet ister. Devletle partiyi özdeştirdiğiniz an ülkeyi felakete sürüklersiniz”

MEMURA TEKLİF EDİLEN ZAM KABUL EDİLEMEZ

Memura teklif edilen zam oranlarına ilişkin de konuşan Karamollaoğlu, “Enflasyon çift rakamlara çıkmış. Memura teklif edilen 3+3. Memurda hemen biz buna kapalıyız. Doğru yaptılar. Bu hükümet nasıl 3+3 teklifinde bulundu. Türkiye’de en karlı müesseselerin ilk 10’a giren 8’i banka. Yani üretimden değil. Paradan para kazananlar. Bu durumda sıkıntıya giren hep vatandaş oldu. Hep kazanan bankalar oldu. size para verdilerse muhakkak bir teminat almışlardır. Vatandaşın canına okuyorlar. Bu banka politikaları hep hükümetin yüzünde oldu. onun için bu memura verilen zammı içime sığdıramadım. Herhalde enflasyonun üstende yüzde 3 zam yapıldı sandım. Ama akıl almaz böyle bir teklifle memurun karşısına geçtiler. Bir hükümetin vereceği zam, enflasyonun üzerinde değilse zaten bu zam değildir" diye eleştirdi. 

BU FABRİKALAR ÜLKEYİ KALKINDIRMAZ

Bir gazetecinin Isparta’da geçen gün açılışı gerçekleştirilen Coca Cola fabrikasına devletin üst düzeyinden katılımına ilişkin soruya ise Karamollaoğlu, “Tabi ben şahsen üzüleyim mi güleyim mi karar veremedim. Bu ülkeyi kalkındırmaz. Ayrıca biz kolayı ihraç etmiyoruz. Ama bir maddeyi ithal ediyoruz. Sadece paketleme ve pazarlama bölümü var. Hükümetler dışarının politikaları altında hareket ediyor. Bu politikalardan bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Meyve suyu fabrikası açılsaydı 10 kat daha faydalı olurdu. Çünkü ürün üreten çiftçi kazanacaktı. 1 meyve suyu fabrikası 1000 tane kola fabrikasından daha hayırlıdır.” diye eleştirdi.