ŞEHİT TAZİYELERİ ve EGE’de BATAN MÜLTECİ TEKNESİ

Bu hafta gündemimiz ne yazık ki birbiri ardına gelen acı haberlerle dolu.

Bu acı haberlerin ilki hepinizin malumu olduğu üzere Şemdinli Üs Bölgesinde mühimmatın arızalanması sonucu meydana gelen patlamada şehit verdiğimiz evlatlarımızdır.

Daha bu olayın acısını atamamışken Şırnak’ta düzenlenen hain saldırıda 2 askerimiz şehadet şerbetini içti.

Her iki olayda da şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet acılı ailelerine sabrı cemil niyaz ederim

Terörün bir an önce son bulmasını ve yaşanan acıların dinmesini temenni ederim.

Lakin belirtmeliyim ki her gün kaç şehit verdik, kaç terörist öldürdük rakamları ile terör meselesi çözülmez.

Bu hadisenin yanı sıra Ege Denizinde bir umut yolculuğu daha acı ile son buldu.

Dikili açıklarında batan mülteci botunda 2 si çocuk toplam 4 mülteci hayatını kaybetti.

Yaşanan bu acı olayda da hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum

GAZZE / İSRAİL SALDIRILARI

Bu hafta yaşanan bir başka üzücü hadise ise İsrail ordusunun Gazze’ye düzenlediği saldırıdır.

İsrail şuan bölgenin baş belasıdır ve bu cüretkar saldırılarından biran önce vazgeçmelidir.

Gazze’nin Han Yunus bölgesine düzenlenen saldırı sonucunda 7 Filistinli kardeşimiz şehit düşmüştür.

Bu olayın akabinde ise İsrail ordusu saldırılarını arttırarak devam etmiştir.

En son Pazartesi gecesi Gazze’de El Aksa Tv’nin binası vurularak komple yıkılmıştır.

Bu saldırılarda şehit düşen kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Mazlum Filistin halkının yanında olduğumuzu bir kere daha hatırlatmak isterim

İsrail’in bu hukuk tanımaz, Gayr’i ahlaki ve gayr’i insani tutumunu şiddetle kınıyorum.

İsrail’in bu saldırgan tutumuna karşı bütün İslam ülkelerine özelliklede Türkiye’ye gereken tepkiyi göstermesi çağrısında bulunuyorum.

Türkiye acilen dönem başkanı olduğu İİT ve D-8 toplamalıdır.

İsrail’in bu saldırılarına karşı askeri ve ticari ilişkiler askıya alınmalıdır.

TÜRKİYE KUTUPLAŞTIRILIYOR!

Ülkemizin diğer meselelerine gelecek olursak son günlerde bizi son derece endişelendiren hadiseler vuku buluyor.

Andımız tartışması ile başlatılan daha sonra,

Türkçe Ezan ardından da Gazi Mustafa Kemal üzerinden devam ettirilen bilinçli bir gerilim ile karşı karşıyayız.

Türkiye’nin asıl problemlerini unutturmak isteyenler bugün ne yazık ki toplumun önüne farklı tartışma konuları koymaktadır.

Ortaya konulan bu sanal gündemlerle Laik-Antilaik, Atatürk’ü sevenler ve sevmeyenler gibi gereği olmayan bir kutuplaşma ile karşı karşıya kalıyoruz.

Bugün seçimlerde oy kazanmak için bu gerilim birilerinin işine yarıyor olabilir.

Lakin bu kutuplaşma ve bu meseleler bugün Türkiye’yi yıpratmaktan, yormaktan başka bir işe yaramıyor.

Bugün meselemiz kaybolan adalet, geçimini sağlayamayan insanlarımız, ahlaki olarak elimizden kayıp giden nesillerdir.

Bugün Türkiye’nin asıl meselesi içinde olduğu ekonomik krizdir.

Bugün Türkiye’nin problemlerinin çözümü ile alakası olmayan meselelerin gündeme gelmesi doğru değildir.

100 GÜNLÜK EYLEM PLANI

Malumunuz olduğu üzere bundan 3.5 ay önce Sayın Cumhurbaşkanı 100 günlük eylem planı açıklamıştı.

Bu eylem planının 100 günü doldu.

Bugün ne yazık ki ağızlarına ne 100 günlük planı ne de orada açıklanan 400 projeyi alıyorlar.

Peki ekonomimizi düzeltmek için ortaya konan 100 günlük plan neticesinde ne oldu?

- Betonla mücadele edeceklerdi, betonlaşmayı daha da arttırdılar.

- İşsizlikle mücadele edeceklerdi, 100 günde 10 bin işçi kriz nedeniyle işten çıkarıldı.

- Bilim adamlarımızın yurda dönüşü için seferberlik başlatacaklardı, yurt dışına göç %42.5 arttı

- Ekonomimiz kanatlanacak dendi, domatesten soğana, doğalgazdan elektriğe zam gelmeyen tek bir kalem kalmadı.

Ekonominin bırakın kanatlanmasını, garibanın kolunu kanadını daha da kırdı.

PARİS TOPLANTISI

1. Dünya Savaşının sona ermesi sebebiyle bu hafta Paris’te düzenlenen toplantı önemli dış politika gelişmelerinden birisi olarak karşımızda durmaktadır.

70 ülkenin liderinin bir araya gelerek düzenlenen toplantıya ülkemizi temsilen Sayın Cumhurbaşkanı’da katılmıştır.

Böyle bir toplantıya katılmayı kesinlikle tasvip etmiyoruz.

Çanakkale’den Galiçya’ya, Kafkas Cephesinden Süveyş’e 1. Dünya savaşında yüz binlerce vatan evladını şehit vermiş bir milletin Cumhurbaşkanının böyle bir toplantıya katılması doğru değildir.

1. Dünya Savaşı ülkemizin işgali ile sonuçlanmış bir hadisedir. Üstüne üslük toplantıda özellikle ABD Başkanı Trump ile verilen sıcak pozlar hem milletimizi hem de bizi derinden üzmüştür.

Daha 1 ay önce Iphone’lar kırılıyor Amerika boykot ediliyordu.

Lakin bugün geldiğimiz noktada tekrar dost olundu.

Türkiye’nin bu tutarsız ve rotasız dış politika ile bir yere varması mümkün değildir.

YEMEN’de İNSANLIK KRİZİ

Ne yazık ki hem Türkiye’nin hem de diğer İslam ülkelerinin tutarsız dış politikaları sebebiyle bugün coğrafyamız adeta alev almış durumda.

Maşrikten Mağribe, Kabil’den Trablus’a birçok İslam ülkesinde kan ve gözyaşı hâkim.

Her biri acı olan bu örnekler saymakla bitmez, Afganistan, Irak, Suriye, Gazze ...

Bugünlerde bir başka acı ise acilen insani yardımın gönderilip savaşın biran önce son bulması gereken Yemen’dir.

Sosyal Medyada gezen birtakım görüntüler ve gelen haberler yürek parçalamaktadır.

İnsanlar açlıktan ölmeye başlamıştır. Özellikle çocuklar hastalık ve açlığın pençesinde can çekişmektedirler.

Yemen’de 4 yıldır süren iç savaşın bilançosu tahmini şu şekildedir.

-15 binden fazla sivil hayatını kaybetti

-Şuan her 10 dakikada 1 çocuk hayatını kaybediyor.

-425 bin insan evlerini terk etti.

-22 Milyon insan acil yardım bekliyor.

Tablo ortada buradan Müslüman ülkelere, sivil toplum kuruluşlarına, insani yardım derneklerine seslenmek istiyorum.

Doğu’da bir Müslümanın ayağına diken batsa batıdaki bundan mesuldür.

Bugün Yemen’de yaşanan insanlık dramından hepimiz mesulüz.

Ateşkesin sağlanması ve insani yardımların bir an önce ulaştırılması noktasında herkes üzerine düşen vazifeyi yapmalıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle coğrafyamızda akan kanın durmasını temenni ediyorum.

Her zaman söylediğimiz gibi biz bütün uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz.

Şüphesiz ki güç ve kudret sahibi Cenab-ı Allah’tır.

Allah (cc) ülkemizin, bölgemizin ve bütün insanlığın yardımcısı olsun.