İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısının açılışında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündemin sıcak maddeleri üzerine partisinin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.  Ankara’da bir otelde gerçekleşen toplantıya  partinin Genel Başkan Yardımcıları, İl Başkanları, İl Müfettişleri, Kadın Kolları Başkanları, Gençlik Kolları Başkanları ile partililer iştirak etti. Karamollaoğlu, konuşmasında iktidara yüklenirken, partililere de yerel seçimlerde nasıl bir yol ve yöntem izleneceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

KRİZ KELİMESİNİ TDK’DAN DAHİ ÇIKARIRLAR

Karamollaoğlu, konuşmasının başında iktidara seslenerek, uygulamalarında hakkı üstün tutmaları gerektiğini söyledi.  Karamollaoğlu, “Bir ülkede hakkı üstün tutmazsanız hakkın zıttı, zulümdür. Haksızlık zulümdür. Ancak bu iktidarın kullandığı sözlük nasıl bir sözlük bilmiyoruz. Çünkü mevcut durumu tarif etmek için kelimeleri çok farklı yorumluyorlar. Hatta bazı kelimelere tepki bile gösteriyorlar. Mesela ‘kriz’ kelimesini kullandığınız zaman nerde ‘kriz’ diyorlar. TDK’nın bu kelimeyi lügattan çıkarması daha uygun olur. Bir insan havuza düşmüş, çamura bulaşmış.  O havuz kirli denildiği zaman o da ne demek diyor. Çünkü düştüğü havuzu temiz kabul ediyor da onun için. Bugün ülkemiz çok büyük badire ile karşı karşıya. Sanki hiçbir problem yokmuş gibi davranmayı tercih ediyorlar” diye eleştirdi.

EKONOMİDE İFLAS SİNYALLERİ GELİYOR

Son günlerde doların aşağıya doğru inmesini iktidar cenahının ‘bak bu güçlendiğimizin ifadesi’ şeklinde topluma sunmaya çalıştığını da aktaran Karamollaoğlu, “Ekonomide dibe vurduk. ‘Dolar düşmeye başladı, bak bu güçlendiğimizin ifadesi. İhracatımız artıyor, ithalatla azalma var’ Bunlar iyileşmeye kısmen işaret olabilir ama ekonominin toplamına baktığımız zaman ekonomimiz iflas sinyalleri veriyor. Borçlarımız aldı başını gidiyor. Yıllardır ikaz etmemize rağmen, üretimi artırmaktan başka çareniz yok dememize rağmen, bizim söylediklerimize hiç itibar edilmiyor” şeklinde konuştu.

ÜLKEYİ GÜLLÜK GÜLİSTANLIK SANIYORLAR

 “Sürekli bir komplo ile karşı karşıya olduklarını vatandaşa anlatmaya çalışıyorlar. ‘Üzerimize oyunlar oynuyor’ diyorlar” ifadelerini kullanan Karamollaoğlu, “Halbuki biz onların gerçek yüzünü görüyoruz. Bu ülkenin içinde adalet vardır demek mümkün mü. Kendilerine bir şey dokunmadığı için güllük gülistanlık bir ülkede yaşıyor sanıyorlar. Sizinle aynı fikri paylaşmayan, hatalarınızı açıkça söyleyenlerin yanına gidin bakalım adalet var mı. İnsanlar emniyette değiller. Güven de hissetmiyorlar. Ülkede insanlar kendini güvende hissetmiyorsa orada baskı var demektir, adalet yok demektir” dedi.

BASIN HEP AYNI TÜRKÜYÜ SÖYLÜYOR

“Şatafatlı saraylarda okumak, en gelişmiş uçaklarla dünyayı dolaşmak itibar kazandırmaz” diyen Karamollaoğlu, bazen de bunların tam tersi olarak algılandığını söyledi. Karamollaoğlu, “Halkınız fakr-u zaruret içindeyken siz bu şatafatı itibar vesilesi zannederseniz en büyük hatayı yaparsınız. İstişareyi terk ettiniz. Basın ve yayın hürriyeti kısıtlandı. Bir havuz oluşturdunuz. Sadece sizin türkünüzü söyleyenlerden ibaret yüzde 95’lik bir basın grubu var. Aynı türküyü söylüyorlar. Açın, televizyonlar da söylüyor, gazeteleri de yazıyor” diye konuştu.

EN BÜYÜK SORUN ADALETSİZLİK

Karamollaoğlu, “Adalet bir numaralı meselemizdir. Adalet tesis edilmeden huzur olmaz. Fikir, düşünce, inanç, teşebbüs hürriyeti kamil manada sağlanmalı. Hürriyet olmayan yerde adalet vardır demek sadece laftan ibaret” diyerek, adalete ilişkin şunları söyledi:  “Önemli mevkiler sadece yalakalarla doldu. Türkiye onların üzerinde ayağa kalkamaz. İtibarini yükseltemez. Kafanızı kuma gömerseniz gerçekleri göremezsiniz, gerçekleri görmek istiyorsanız gözünüzü açın yanlışları göreceksiniz.  Yanlış yapanlar önce kendi yanlışlarını kabul etmeli. Yaptığınız hatalar her geçen gün giderek büyür. Ama siz de ezilir gidersiniz. Basın ile belli süre milleti oyalayabilirsiniz ama sürekli bunu yapamazsınız.  Hakimler karar verirken ‘yöneticiler ne diye düşünür’ diye veriyorlarsa orada adalet olmaz. İlim adamları yanlışlara kılıf bulmaya çalışırlarsa daha büyük hatalara sebep olur”

BUNLARIN Kİ HİZMET DEĞİL İSRAF BELEDİYECİLİĞİ

Yolsuzluk ve israfın kaynakları tükettiğini de aktaran Karamollaoğlu, iktidar belediyelerinin israt ve yolsuzlukla anıldıklarını aktardı. Karamollaoğlu, “Bunun farkındalar ama itibarda israf olmaz gibi bir kanaate gelirlerse israftan kurtulmaları mümkün değil. Yaptıkları her israfı itibar kazanıyoruz diye anlarlar. Yeri geldi kendileri bile şikayet ediyorlar. Belediyeleri çok rahat şekilde bunun içine gömüldüler. Borçlu olmayan belediye yok. Bütün belediyeleri borçlu. Borçlanarak hizmet etmeye çalışıyorlar. Bunun karşılığında bu hizmet vatandaşa ulaşmıyor, mağdurlar artıyor. Belediyecilik de sınıf da kaldılar. Onun için söylemlerimizde değişiklik yok. Şu anki belediyecilik hizmet değil israf belediyeciğidir” cümleleriyle eleştirdi.

TARIM PLANLI VE PROGRAMLI ŞEKİLDE YOK EDİLİYOR

Karamollaoğlu, tarım politikalarına da değinerek, ülkenin bu hale getirilmesinin bilinçli olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, “Tarım hatalı politikalar yüzünden değil, planlı ve programlı bir şekilde Türkiye’de yok ediliyor. Biz buna tesadüf diyemeyiz. 16 yıldır iktidarda bulunan partinin aynı hataları tekrar etmesi tesadüfen olmaz.  O zaman ortada kasıt var. Şimdi de tutup insanlara nişastadan oluşan şekerin ne kadar önemli olduğunu söylüyorlar. Allah akıl fikir versin. Şeker konusunu idrak edemeyen bir iktidar tarımda hiçbir problemi çözemez.  Ama biz ürün politikası bile yapamıyoruz. Bir ülkede insanlar kendi memleketlerinde gelir getiren bir ürünü ortadan kaldırır mı?” diye sordu.  

BEYNİ OLANLARI İSTEMEZLER

İktidar bakanlarının tersine beyin göçü ile ilgili söylediklerini de hatırlatan Karamollaoğlu, “Hadi oradan siz kim beyin göçü kim. Siz beyni olanları istemiyorsunuz. Yanlışları sizin karşınızda söyleyeceklere karşı tahammülünüz yok. Siz beyin göçünü tersine çeviremezsiniz. 24 bin Tl maaş vereceklermiş. 24 değil 124 bin Tl verseniz bunlar gelmez. Ortam gerekli. Ortam olmadan olmaz” dedi.

DİRSEK TEMASI İFADESİNE AÇIKLIK GETİRDİ

Konuşmasının son bölümünde daha önce ifade ettiği ‘dirsek teması’ ifadesine de açıklık getiren Karamollaoğlu, “Mahalli idareler seçimlerinde ittifak yapmıyoruz, yapmadık, yapmayacağız.Bunu açık ve net olarak söylüyorum.  Bir dirsek teması sözünü birileri alıp yanlış noktalara çekmesin.  Dirsek teması elbette yapacaksınız, bizim adayımıza başkalarının oy vermesini sağlamak için yapacaksınız, başkalarına oy toplamak için değil. Her yerde seçime gireceğiz. Her ilde, ilçede, beldede seçime kendi adayımız ile gireceğiz. Bizim adaylarımız arasında elbette önemli sayıda hanım adaylarımız da olacak. Toplumumuzun tamamına hitap ediyoruz. Seçime her ilde, ilçede, beldede girecek şekilde başarılı bir netice alabilmek için aday portföyümüzü genişleteceğiz. Adayı kazanmak için bulacağız” diyerek ittifak tartışmalarına son noktayı koydu.

 YEMEYECEK YEDİRMEYECEK ADAYLAR GÖSTERECEĞİZ

“Kazanmak için varız” diyen Karamollaoğlu partisinin belediye başkan adaylarına ilişkin profilini de şu cümlelerle açıkladı:

“Düne kadar bizimle hiçbir ilgisi olmamış olmasına rağmen sağlam karakterli, dürüst olacak, yemeyecek yedirmeyecek, işi ehline verecek, kapısını herkese açık tutacak, kamplaşmaya izin vermeyecek, beldesini yaşanabilir hale getirecek belediye başkanına ihtiyacımız var. Bu ülkeyi ayağa milli görüşçüler kaldırır, yarın da milli görüşçülere aday olanlar bu saflara katılacaklar. Biz fikir ve düşünceleri paylaşmasalar bile farklılığımız bir zenginlik olarak bileceğiz”