Unutmayalım Aynı Zamanda,”Biz Bize Lazımız!”

“Biz bize yeteriz” dediniz lakin bilin ki artık “Biz size yetemiyoruz”!
15 Nisan 2020
Tecrübeyle sabittir ki; ”haddini aşan ne varsa zıddına döner!”
23 Nisan 2020
Hepsini göster

ERSAN BİLGİN/BASIN TOPLANTISI NOTLARI

– 20 Nisan 2020 Pazartesi ANKARA

Kıymetli Basın Mensupları, Değerli Vatandaşlarımız

Hepinizi şahsım ve Saadet Partisi adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz.

Bugün 20 Nisan 2020 Pazartesi, gündemdeki konuları değerlendirmek üzere bugünkü basın açıklamamızı yapıyoruz.

Tüm dünyayı sarsan Covid-19hastalığı,maalesef ülkemizi de derinden etkilemiş, gün geçtikçe de daha fazla etkilemeye devam etmektedir.

Yayınlanan rakamlarda görüyoruz ki; ölüm oranlarında düşüş olsa da ne yazık ki her gün onlarca vatandaşımız hayatını kaybetmekte, yüzlerce vatandaşımız da bu hastalığa yakalanmaktadır.

Öncelikle bugüne kadar Koronavirüs’ten hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, tedavisi devam edeninsanlarımıza da acil şifalar diliyorum.

Temennimiz ve duamız; bu salgını en kısa zamanda ve en az kayıpla atlatabilmemizdir.

Gerçekten zor günlerden geçiyoruz. Virüsün oluşturduğu ekonomik, psikolojik ve sosyal problemleri hepimiz yaşıyoruz.

Bütün bunlarla ilgili gereken adımları atması gereken iktidar, maske dağıtımındaki tutumundan, ekonomik tedbir paketlerindeki yetersizliğe, yardım toplamaktan, yapılacak olan hastane inşaatlarındaki plansızlığa ve belediyelerin hizmetlerine taş koymaya varıncaya kadar, bir çok konuda başarısız olmuştur.

İşte maske muamması! Büyük bir koordinasyon zafiyeti görüyoruz, burada.

Maske mecburiyeti getirildi. Sağlık açısından önemi vurgulandı. Ama ardından ‘Maske satışı yasak’, ‘PTT’den dağıtacaz’ dediler, hemen ardından ‘yok PTT değil, e-devlet üzerinden dediler’, sonra ‘işte efendim size bir kod gelecek, eczanelerden alacaksınız’ dediler, en son “kod gelmeden de eczanelerden alabilirsiniz”, dediler.

Günler geçti, geçiyor hâlâ maskeye ulaşamayan, milyonlarca insan var. Virüsten korunmak için maske önemliyse ki önemli, bu koordinasyonsuzluk niye! Vatandaşa maske dağıtmak, çok mu zor… Durumdan ne eczacılar memnun ne de vatandaş. En basitinden bir maske dağıtımı dahi, tam bir muammaya dönüşmüş durumdadır.

Sevgili vatandaşlarımız;

Muhalefetten bir öneri geliyor, önce; ‘olmaz, kesinlikle yapılamaz’ diyorlar, günler sonra, hem de iş işten geçtikten sonra, şekil değiştirerek kendileri yapmaya kalkıyorlar. Bu durumu da defalarca yaşadık, yaşıyoruz…

Saadet Partisi olarak diyoruz ki, bir fikir, bir öneri faydalıysa, onu kimin dediği önemli olmamalı, vakit geçirmeden icraata geçilmeli ki böylesi kriz dönemlerinde, bu durum daha da büyük önem arzediyor.

İşte Atatürk havalimanına yapılacak hastane örneği. Salgın başladıktan 45 gün sonra, böyle bir hastanenin yapılacağını, hem de 45 gün içerisinde yapılacağını açıkladılar. Toplam 90 gün yani 3 aylık bir süre… Eh, ne diyelim; maşaAllah epey hızlı hareket ediyorlar(!) Ayrıca yeri de, bildiğiniz üzere tartışma konusu…

Burada altını çizmek istediğimiz, bir husus var; iktidar, yaşananlardan hiç ama hiç ders çıkarmıyor, kanıksadıkları bazım tutum ve davranışlardan bir türlü vazgeçmiyorlar.

Hâlâ beton, hâlâ ihale, hâlâ kutuplaştırma, hâlâ ‘ben yaptım, oldu’ anlayışıyla, devam ediyorlar. Yazık, gerçekten çok yazık!

 sevgili vatandaşlarımız;

Umarız ve temenni ederiz ki; iktidar, her şeyden evvel bu tutum ve davranışlarından vazgeçer, bir an önce kendilerine çeki düzen verip, devlet ciddiyetine ve karşılaştığımız krizin ciddiyetine, uygun adımlar atarlar!

Günlerdir, evine ekmek götüremeyen insanlarımızın farkındayız, elinde kalan son 3-5 kuruşla, hayatını devam ettirmeye çalışan milyonlarca insanımızın farkındayız, bu nedenle; başta iktidar olmak üzere, ilgili tüm kişi ve kuruluşlara sürekli ve ısrarla çağrılarda bulunuyoruz; gelin tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, hiçbir vatandaşımızı dışarda bırakmadan, sorunlarımıza nasıl çözüm buluruzu konuşalım.

Bizim siyaset anlayışımıza göre; hiçbir siyasi mesele, alınacak oy, makam ve mevkiler; milletimizin huzurundan, mutluluğundan, işsizliğin, yoksulluğun önlenmesinden, kardeşliğin ve adaletin tesisinden, her bir insanımıza sağlık hizmeti başta olmak üzere, yeterli hizmetlerin sunulmasından daha önemli değildir.

Hiçbir mesele, tek bir vatandaşımızın dahi bu süreçte, aç/açıkta kalmamasını sağlayacak adımları atmaktan önemli değildir!

Sayın vatandaşlarımız;

Bugün burada yapılan yanlışlıkları, eksiklikleri, ekonomik olarak karşımızda duran karamsar tabloların yanında, meseleye farklı bir pencere açmak, insana dair, aileye dair meselelerimize de değinmek istiyorum.

Evet, çok zor günlerden geçiyoruz, evet biliyoruz ki endişeliyiz; ama bir şey daha biliyoruz ve ümidediyoruz ki bu günler de geçecek.

Lütfen, millet olarak karamsarlığa kapılmayalım, inanıyoruz ki, hep birlikte bu zor günleri de atlatacağız.

Malum günlerdir bir çoğumuz evlerine kapandı, günlük hayata dair alışkanlıklarımızın nerdeyse tümü değişti.

“İzole bir hayat yaşamaya çalışırken, insana külfet gibi gelen ayrıntıların, aslında hayatın en önemli unsurları olduğunu, anlıyoruz ve en büyük kazanımımızda budur, kanaatindeyim.”

Herşeye rağmen bu zor günleri, Şair İsmet Özel’in ifadesiyle; ‘Eve Dön, Şarkıya Dön, Kalbine Dön’ çağrısına, denk düşecek günler olarak görelim ve ‘Evde Kal’ çağrılarına kulak verdiğimiz şu günlerde, epeydir unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz kalbimize de kulak verelim, diyorum.

Yaşadığımız bu zor günlerimizi, elimizden geldiğince iyi değerlendirmek için, gayret sarfedelim. Düşünmeye, tefekküre vakit ayıralım.

Bu günler özellikle aile-komşu-akraba gibi çevremizle olan  ilişkilerimize özen göstermemizi bizlere hatırlatan günlerdir. Yıllardır bize dayatılan yaşam şekli, apartman-site hayatı, akraba ve komşularımızla, evimizle, ailemizle, eşimiz ve çocuklarımızla aynı ortamlarda, ama birbirimize yabancı olduğumuz, birlikte vakit geçirmeyi,nerdeyse tamamen unuttuğumuz günlere sebep olmuştu.

İşte bu salgın, bu düzeni değiştirmek için, bir fırsat olarak değerlendirilirse, bu zor günlerden, bir kazanımla çıkabiliriz.

Koronavirüse yakalanmamak için, aldığımız tedbirlerin yanında, ruh sağlığımız ıihmal etmeyecek, tedbirleri de almalıyız.

Bu salgın sürecinden, en az hasarla, en çok kazançla çıkmanın yollarını aramalıyız.

”Biz Bize Yeteriz” kampanyaları yapılıyor, biz de diyoruz ki; unutmayalım aynı zamanda,”Biz Bize Lazımız!”

Desteğe ve morale daha çok ihtiyaç olunan, bu zor günlerde, yakınlarımızı, komşularımızı ve arkadaşlarımızı arayıp sormalı, ihtiyaçlarına yardımcı olmaya çalışmalıyız, çünkü ”Biz Bize Lazımız!”

Bu yaşadığımız olağanüstü dönemler de geçecek, olağan hayatlarımıza, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Fakat bu krizden, dersler çıkararak hayatımıza, kaldığımız yerden devam edebiliriz.

Şair’in ifadesiyle; ”eğer şimdiye kadar başımıza gelenler, bize bir şey öğretmediyse, bundan sonra bildiklerimiz, hiç işe yaramayacaktır.”

 Kıymetli Vatandaşlarımız;

Elbette, ihmal etmememiz gereken konulardan biri de, eğitimdir.

Hani meşhurdur, Hababam Sınıfı’nın Mahmut Hoca’sı Münir Özkul’un ifadesiyle; ”Okul,sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan, yer değildir. Okul, her yerdir. Bazen bir orman, bazen dağ başı. Öğrenmenin, bilginin var olduğu, her yer okuldur.”Evet, bu süreçte evlerimiz de, birer okul olmalıdır.

Asla telaşa kapılmamalı, inancımızı, ümidimizi ve moralimizi canlı, diri ve yüksek tutmalıyız.

Biz yeter ki beden ve ruh sağlığımızı koruyalım, yeter ki aile bağlarımızı güçlü tutalım, yeter ki akraba ve komşularımızla yardımlaşalım, maddi ve manevi sorumluluklarımızı yerine getirelim, yeter ki umudumuzu hiçbir zaman kaybetmeyelim…
İnanıyorum ki yine kırlara, bahçelere çıkacak, yine dalından meyveleri koparacak, yine büyük sofralarda eş dost buluşacak, yine hep birlikte güzel günler göreceğiz…

Hayatımızda iyilikleri, güzellikleri çoğaltalım; ahlâk nedir, doğruluk, dürüstlük nedir, vefa, samimiyet nedir bunları hatırlayalım, bunları yaşayalım…

İyiliğe, hayra vesile olacak işleri, yapmaya gayret edelim. Yazar Mustafa Kutlu’nun, o güzel sözleriyle ifade edecek olursak;

”Bir şey yap, doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten, korusun. Rüzgâra ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin.

Bir şey yap, adil olsun. Haktan, hukuktan ayrılmasın. Zalime haddini bildirsin, mazlumun payını versin.”

Evet biz Saadet Partisi olarak bu satırlarda ifade edilen mücadeleyi veriyoruz. Ve hepimiz biliyoruz ki; “Uyarıları dikkate almak, dikkate alana sağlık verir.”

Bu vesileyle yaklaşmakta olan rahmet günleri, Ramazan ayının hayırlara ve iyiliklere vesile olmasını temenni ediyorum.

Sözlerimi, Şair Sezai Karakoç’un şu ifadesiyle,bitirmek istiyorum; ”Umutsuzluk yok! Gün gelir; gül de açar, bülbül de öter.”

Teşekkür ediyorum.