Saadet Partisi Logo
Bizi Takip Et!
    Saadet Partisi Logo

    Hızlı Erişim

      İletişim

      • Adres bilgisi girilmemiş.
      • Telefon girilmemiş.
      • E-posta girilmemiş.

      © 2026 Saadet Partisi. Tüm hakları saklıdır.

      Bizim Teklifimiz Milletin Talebidir!

      21.01.2026
      Kategori Yok
      Bizim Teklifimiz Milletin Talebidir!
      <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM&rsquo;de d&uuml;zenlenen Yeni Yol Grup Toplantısı&rsquo;nda yaptığı konuşmada adalet sisteminden emekli maaşlarına, sanal kumardan dış politikaya kadar geniş bir yelpazede iktidara sert eleştiriler y&ouml;neltti.&nbsp;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kartalkaya Otel Yangınının birinci yılı olduğuna dikkat &ccedil;eken Arıkan, &ldquo;Adalet Sarayı denilen yerlerde adalet dağıtılmıyor&rdquo; s&ouml;zleriyle cezasızlık politikasını eleştirdi; yargıya g&uuml;venin dibe vurduğunu, tutuklamaların cezalandırma aracına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vurguladı.&nbsp;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Konuşmasında emeklilerin, mağdur kesimlerin, kamu bankalarının sanal bahisle ilişkilerinin, Suriye ve Gazze başlıklarının yanı sıra ekonomik kriz ve faiz politikalarını da değerlendiren Arıkan, &ldquo;Bu &uuml;lkede para sorunu yok, faiz ve ahlak sorunu var&rdquo; diyerek iktidarı kapsamlı bir zihniyet değişimine &ccedil;ağırdı.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><em><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Saadet Partisi Lideri Arıkan&rsquo;ın konuşmasında &ouml;ne &ccedil;ıkanlar:</span></em></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;ADALET SARAYI DENİLEN YERLERDE &ldquo;ADALET&rdquo; DAĞITILMIYOR&rdquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876331"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;Bug&uuml;n; 78 insanımızın canına mal olan, elim bir facianın, Bolu Kartalkaya Otel Yangını&rsquo;nın birinci yılıdır. Bu yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah&rsquo;tan rahmet, yakınlarına ve ailelerine başsağlığı diliyorum.</span></a></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Evet, bir yıl ge&ccedil;ti&hellip; &ldquo;Belediye&rdquo; ve &ldquo;Bakanlık&rdquo; arasında karşılıklı su&ccedil;lamalarla ge&ccedil;en bir s&uuml;recin ardından yapılan yargılamalar ve verilmeyen cezalar toplum vicdanını kanattı.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">78 insanımızın hayatını kaybettiği bir faciada bile su&ccedil;luyu korur, denetim yapması gerekeni kayırır ve hi&ccedil;bir ceza vermezseniz bu &uuml;lkede yeni yaşanacak facialara davetiye &ccedil;ıkarmış olursunuz.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Soruyorum; 301 madencimizin can verdiği Soma&rsquo;da hesap sorsaydınız, &Ccedil;orlu Tren faciası yaşanır mıydı? &Ccedil;orlu&rsquo;da hesap sorsaydınız, Kartalkaya faciası yaşanır mıydı? Kartalkaya&rsquo;da hesap sorsaydınız, Dilovası Parf&uuml;m Fabrikası&rsquo;ndaki facia yaşanır mıydı?</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Değerli arkadaşlar, yakın tarihimizin en b&uuml;y&uuml;k yıkıcı felaketlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin 3&rsquo;&uuml;nc&uuml; yılına giriyoruz. Daha d&uuml;n 72 canımızı kaybettiğimiz İsias Otel davasında karar verildi.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bu felaketlerin ardından verilen kararlar, vicdanları rahatlatmak yerine daha da yaralamıştır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu felaketlerin asıl sorumluları, asıl kusurluları h&acirc;l&acirc; elini kolunu sallayarak geziyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ldquo;Adalet Sarayı&rdquo; denilen yerlerde &ldquo;adalet&rdquo; dağıtılmıyor.&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">ADALETE G&Uuml;VEN VAR MI?</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;Adalet Bakanımız, 22 yıl &ouml;nce T&uuml;rkiye&rsquo;de 87 adliye vardı; şimdi 366 adalet sarayı var&rdquo; diye &ouml;v&uuml;n&uuml;yor&hellip; Peki! Bu sarayların i&ccedil;inde adalet var mı? Adalete g&uuml;ven var mı? 2025 yılında yapılan bir araştırmaya g&ouml;re yargıya g&uuml;ven %27. Yani T&uuml;rkiye&rsquo;de her d&ouml;rt kişiden &uuml;&ccedil;&uuml; yargıya g&uuml;venmiyor!</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">T&uuml;rkiye&rsquo;de cezaevlerinin kapasitesi 305.286 kişi. Ancak cezaevlerinde bug&uuml;n 420.904 insan var! Bunların 57.503&rsquo;&uuml; tutuklu!</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Dikkat buyurunuz; &ldquo;h&uuml;k&uuml;ml&uuml;&rdquo; değil, &ldquo;tutuklu&rdquo; diyorum. Tutuklu ne demek: hakkında h&uuml;k&uuml;m verilmemiş insan demek.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Neden b&ouml;yle? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; tutuklamalar T&uuml;rkiye&rsquo;de tedbir olmaktan &ccedil;ıkıp bir cezalandırma aracına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Daha a&ccedil;ık s&ouml;yl&uuml;yorum: T&uuml;rkiye&rsquo;de adalet, su&ccedil;luları cezalandıran değil, muhalefeti susturan bir sopaya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;.&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876332"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;T&Uuml;RKİYE&rsquo;DE PARALEL ANAYASA GER&Ccedil;EĞİ</span></strong></a><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&nbsp;VARDIR&rdquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;&Uuml;z&uuml;lerek s&ouml;yl&uuml;yorum ki bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;de bir &ldquo;paralel anayasa&rdquo; ger&ccedil;eği vardır. Paralel devleti tasfiye edeceğiz diye &ccedil;ıkılan yolda T&uuml;rkiye; paralel anayasa, paralel hukuk, paralel adalet d&uuml;zenine mahk&ucirc;m edildi. İktidarsanız ayrı, muhalifseniz ayrı bir hukuka, ayrı bir anayasaya muhatap kalıyorsunuz. Değerli arkadaşlar, insanlık tarihi boyunca iktidarların; muhalifleri, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rleri, yazarları, gazetecileri tuttuğu hapishaneler olmuştur&hellip; Fransa&rsquo;nın Bastille&rsquo;i, İngiltere&rsquo;nin Londra Kulesi, ABD&rsquo;nin Guantanamo&rsquo;su ve Alcatraz&rsquo;ı bunların en &uuml;nl&uuml;leridir. Bizdede, şu anda i&ccedil;erisinde bulunduğumuz Meclisimize beş dakika uzaklıktaki Ulucanlar Cezaevini &ouml;rnek verebiliriz&hellip; Bir d&ouml;nem; B&uuml;lent Ecevit, Muhsin Yazıcıoğlu, Osman B&ouml;l&uuml;kbaşı, Necip Fazıl Kısak&uuml;rek, Nazım Hikmet, Deniz Gezmiş ve hatta aramızda bulunan, Grup Başkan Vekilimiz Sel&ccedil;uk &Ouml;zdağ hocamız gibi daha nice siyaset&ccedil;i, gazeteci ve aydın Ulucanlar zindanında tutuldu. Kimse unutmasın! Bir zamanların kudretlilerinin zindanı olan Ulucanlar, şu an bir m&uuml;ze, bir ibret m&uuml;zesi! Ama tarihimiz adına gurur değil, utan&ccedil; duyulan bir m&uuml;ze. T&uuml;rkiye&rsquo;de maalesef son d&ouml;nemde &ouml;yle bir hukuk işletiliyor ki; bu listeye artık Silivri&rsquo;yi de ekleyebiliriz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; son s&uuml;rat oraya doğru gidiyoruz.&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876334"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;BU HUKUK ADİL DEĞİLDİR</span></strong></a><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&rdquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;Geldiğimiz noktada g&ouml;r&uuml;yoruz ki adaletin olmadığı yerde toplumsal barış olmuyor. Kartalkaya faciasının sorumlularını koruyan hukuk, akademisyenleri tweet attı diye tutukluyorsa bu hukuk adil değildir. İnfaz d&uuml;zenlemesi adı altında katilleri, dolandırıcıları, uyuşturucu baronlarını, gasp&ccedil;ıları affeden hukuk, gazetecileri tutukluyorsa bu hukuk adil değildir. &Uuml;lkenin pırıl pırıl &ccedil;ocuklarını katledenleri birka&ccedil; yıl semirtip salıveren hukuk, para etmeyen &uuml;r&uuml;n&uuml; i&ccedil;in isyan eden &ccedil;ift&ccedil;iyi cezalandırıyorsa bu hukuk adil değildir. Ahmet Minguizzi&rsquo;nin acısı y&uuml;reklerimizde tazeyken, şimdi de Atlas&rsquo;ın acısı d&uuml;şt&uuml; y&uuml;reğimize! Her iki evladımızın ailesine de sabırlar diliyorum. Bir d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r &ldquo;adaletsiz bir &uuml;lke mezbahadan başka bir şey değildir&rdquo; der. Sosyal cinnetin de, sosyal rezaletlerin de, ekonomik krizin de nedeni işte bu adaletsizliktir!&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876335"></a></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;HAKLARINI ALAMAYANLAR</span></strong><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&rdquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219785018"></a><a name="_Toc219876336"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;T&uuml;rkiye bir mağdurlar cenneti haline geldi! Bug&uuml;n aramızda, mağduriyetlerine dikkat &ccedil;ekmek, bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmak &uuml;midiyle TBMM&rsquo;ye gelen misafirlerimiz var. Atanamayan Uzmanlar Derneği Genel Başkanı Mustafa G&uuml;ndeşli ve &uuml;yeleri buradalar; ben de kendilerine hoş geldiniz diyorum. Eski Uzman &Ccedil;avuşlarımız kanunla g&uuml;vence altına alınan hakların işletilmesini talep ediyor. Kanunda: &ldquo;7 yıl hizmet s&uuml;resini tamamlamış olanların atanma hakkına sahip olduğu&rdquo; hakkında h&uuml;k&uuml;m var. Yani, hukuk doğru işletilse bir mağduriyet oluşmayacak. Ancak yine keyfi bir engelleme s&ouml;z konusu. Buradaki talep nettir: atama hakkı eksiksiz uygulanmalı, eşitlik ve adalet ilkesi istisnasız işletilmeli ve mağduriyet &uuml;reten t&uuml;m belirsizlikler son bulmalıdır. Yine aramızda başka bir mağdur grup, Fahri Kuran Kursu &Ouml;ğreticileri Platformu adına Başkan Saliha Şent&uuml;rk hanımefendi ve &uuml;yeleri var; onlara da hoş geldiniz diyorum. Fahri Kuran Kursu &Ouml;ğreticilerimiz 15 yıldır mağdur! 4-6 yaş kuran kurslarında evlatlarımızı yetiştirenler, defalarca s&ouml;z verilmesine rağmen 15 yıldır kadro hakkını alamadı! Yapılacak şey bellidir! 15 yıllık kadro ve &ouml;zl&uuml;k hakları teslim edilmeli; g&ouml;revde olup olmamaya bakılmadan, SGK prim baz alınarak yılların tecr&uuml;besine kadro verilmelidir. Sigortaları 30 g&uuml;ne tamamlanarak emeklilik hakkı sağlanmalıdır! İktidara geldikleri g&uuml;nden beri Kamu İhale Yasası&rsquo;nı 206 kez değiştirmeyi bilenler i&ccedil;in bu d&uuml;zenlemeler elbette zor değildir!&rdquo;</span></a></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;SURİYE&rsquo;DE T&Uuml;M MESELELERİN ZOR YOLUYLA DEĞİL, M&Uuml;ZAKERE EDİLEREK &Ccedil;&Ouml;Z&Uuml;LMESİ GEREKİYOR&rdquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;15 Mart 2011&rsquo;den 8 Aralık 2024&rsquo;e kadar devam eden i&ccedil; savaşın ardından Suriye&rsquo;de yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Suriye&rsquo;nin toparlanmasına ve toprak b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n tesisine y&ouml;nelik her adımı olumlu karşılarken, &ccedil;atışmaları k&ouml;r&uuml;kleyen ve yeni yaralar a&ccedil;ılmasına sebep olacak her hamleyi endişe ile izliyoruz. Biz komşu ve kardeş &uuml;lke Suriye&rsquo;de Suriyeliler arasındaki t&uuml;m meselelerin zor yoluyla değil, m&uuml;zakere edilerek &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesi gerektiğine inanıyoruz. Suriye y&ouml;netiminin &uuml;lkenin tamamında Suriyelilerin rızası ile, desteği ile kontrol&uuml; ele alması, Suriye&rsquo;nin toprak b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n t&uuml;m Suriyelilerin kalplerine dokunularak sağlanması ve hi&ccedil;bir Suriyelinin sa&ccedil;ının telinin zarar g&ouml;rmeyeceği bir ortamın oluşturulması hepimizin temennisidir. Suriye&rsquo;de hi&ccedil; istemediğimiz durum, &ccedil;atışmaların yeniden alevlenmesi ve can kayıplarının artmasıdır. Ne kadar uzun s&uuml;rerse s&uuml;rs&uuml;n meselelerin m&uuml;zakere yoluyla &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesi en sağlıklı yoldur. Suriye&rsquo;deki her gelişmenin hem &uuml;lkemize hem de b&ouml;lgemize etkisi yadsınamaz. Şam&rsquo;ın, İdlib&rsquo;in, Halep&rsquo;in, Kobani&rsquo;nin, Kamışlı&rsquo;nın huzuru; Ankara&rsquo;nın, İstanbul&rsquo;un, Hatay&rsquo;ın, Gaziantep&rsquo;in, Diyarbakır&rsquo;ın huzurudur. T&uuml;rkiye&rsquo;ye d&uuml;şen; silahların susması, &ccedil;atışmaların durması, m&uuml;zakerelerin devam etmesi i&ccedil;in &ccedil;alışmak, t&uuml;m Suriyelilerin rızasını g&ouml;zeten y&ouml;netimi ve Suriye&rsquo;yi yeniden inşa edecek s&uuml;reci desteklemektir. B&ouml;lgede etkin olmanın yolu; konjonkt&uuml;re bakarak ve &ccedil;ıkar hesapları yaparak sabun k&ouml;p&uuml;ğ&uuml; kıvamında g&uuml;n&uuml; birlik taktikler geliştirmek değil, b&ouml;lge halklarıyla ve &uuml;lkeleriyle emperyal politikalara ve tuzaklara karşı hak ve adalet ekseninde heybetli dağlar gibi uzun soluklu stratejiler &uuml;retmekten ge&ccedil;er. Sorumluluğumuz gereği şunu bir kez daha hatırlatıyoruz: İsrail&rsquo;i işgal ettiği Suriye topraklarında tutan, Suriye&rsquo;yi ABD&rsquo;nin n&uuml;fuz alanına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren politikalara ortak olmanın kimseye zerrece faydası olmayacaktır. B&ouml;lgede ABD ve İsrail&rsquo;e istediklerini vererek elde edilen kazanımların hi&ccedil;biri garanti kapsamında değildir ve &uuml;zerinde siyaset yapılacak sağlam bir zemin oluşturamaz.&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&lsquo;&ldquo;YAŞANABİLİR BİR T&Uuml;RKİYE&rdquo; TALEBİNİ KARŞILAMAYAN &ldquo;TER&Ouml;RS&Uuml;Z T&Uuml;RKİYE&rdquo; S&Uuml;RECİ BİZİ Hİ&Ccedil;BİR YERE G&Ouml;T&Uuml;REMEZ&rdquo;&rsquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;B&ouml;lgemizde b&ouml;yle bir s&uuml;recin yaşandığı bir d&ouml;nemde T&uuml;rkiye&rsquo;de iktidar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu&rsquo;nu askıya almayı değil, daha sıkı &ccedil;alıştırmayı d&uuml;ş&uuml;nmelidir. Basit taktiklerle g&uuml;n&uuml; kurtarmanın değil, stratejik d&uuml;ş&uuml;nerek geleceği inşa etmenin peşinde olmalıdır. Yıllardır izlenen yanlış politikalar neticesinde oluşan t&uuml;m mağduriyetleri giderecek, toplumsal bağları g&uuml;&ccedil;lendirecek samimi adımları atmalıdır. Biz, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu&rsquo;nun se&ccedil;im ve koltuk hesabıyla değil de adalet ve barış niyetiyle doğru bir şekilde &ccedil;alıştırılmasının sadece &uuml;lkemizde değil, t&uuml;m b&ouml;lgede barış ve kardeşlik iklimi tesis edebileceğine inanıyoruz. &ldquo;Yaşanabilir Bir T&uuml;rkiye&rdquo; talebini karşılamayan &ldquo;Ter&ouml;rs&uuml;z T&uuml;rkiye&rdquo; s&uuml;reci bizi hi&ccedil;bir yere g&ouml;t&uuml;remez. Adaleti tesis etmek ve toplumsal bir uzlaşı zemini oluşturmak; samimi olunduğunda, iyi niyet olduğunda, istek olduğunda uzadık&ccedil;a uzayan bir s&uuml;re&ccedil; değildir. Ancak karanlık ilişkiler ve kişisel &ccedil;ıkarlar s&ouml;z konusu olduğunda s&uuml;re&ccedil; sulandırılarak uzatılır. Biz Saadet Partisi olarak &uuml;zerimize d&uuml;şen vazifeyi yapıyor, yeniden hatırlatıyoruz: Dayanışma ve kardeşlik sadece silahların susmasıyla değil, bu coğrafyanın her bir insanının ekonomik, k&uuml;lt&uuml;rel, sosyal ve siyasal a&ccedil;ıdan kendini tam bir iyilik halinde hissetmesiyle ger&ccedil;ekleşir. K&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; zamana yayarak iyiliğe ulaşamazsınız.&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876338"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;Bizim Teklifimiz Milletin Talebidir</span></strong></a><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&rdquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;B&ouml;lgemizde bir&ccedil;ok &ouml;nemli m&uuml;zakerenin yapıldığı bir d&ouml;nemde, bizim Meclisimizde de &ouml;nemli bir konunun m&uuml;zakeresi yapılıyor. En d&uuml;ş&uuml;k emekli aylığının artırılmasını da i&ccedil;eren bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi g&ouml;r&uuml;ş&uuml;l&uuml;yor. &Ouml;ncelikle bu &ldquo;20 bin TL&rdquo; teklifinin g&ouml;r&uuml;ş&uuml;lmesini bile kabul etmiyoruz! Bizim teklifimiz nettir: en d&uuml;ş&uuml;k emekli aylığı, en azından asgari &uuml;cret seviyesine y&uuml;kseltilmeli; prim &ouml;demelerine g&ouml;re kademeli bir oranlama yapılmalıdır. Biz bunu kanun teklifi olarak sunduk ve bu konuda başlattığımız imza kampanyamıza da milletimiz &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k tevecc&uuml;h g&ouml;sterdi. İşte &ouml;n&uuml;mdeki klas&ouml;rlerde, 1 milyon 214 binden fazla imza ile milletimizin desteği var. Arkadaşlar, her bir klas&ouml;rde 100.000&rsquo;in &uuml;zerinde imza var. Bu k&uuml;rs&uuml;den s&ouml;yledik, Genel Kurulda milletvekillerimiz dile getirdi, bug&uuml;n yine araştırma &ouml;nergesi vereceğiz. Bakınız, 1 milyon 214 binden fazla imza burada hazır! Bunları sadece klas&ouml;r olarak g&ouml;rmeyin: burada bir milletin FERYADI var! Burada kirasını &ouml;deyemeyen Mehmet Amca&rsquo;nın İSYANI var! Burada daha ucuz sebze meyve alabilmek i&ccedil;in akşam karanlığını bekleyen Ayşe Teyze&rsquo;nin H&Uuml;ZN&Uuml; var! Emekli olmasına rağmen, 65 yaşında taş ocağında &ccedil;alışmak zorunda kalan, &ccedil;alışırken can veren Ahmet Amca&rsquo;nın AH&rsquo;I var! Şimdi, Meclis bir şeye karar verecek: milyonlarca emeklinin talebi, isteği, beklentisi mi olacak, yoksa Mehmet Şimşek&rsquo;in dediği mi? Bir kere de FED&rsquo;in imzasına değil, milletin imzasına değer verin!&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876339"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;BU İKTİDAR İLE HER ŞEY BEDAVA- HER ŞEY ZOR</span></strong></a><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&rdquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Ama Perşembe&rsquo;nin gelişi, &Ccedil;arşamba&rsquo;dan belli&hellip; Bu iktidar, t&uuml;m emeklileri sefalette eşitlemek arzusunda. Nereden anlıyoruz? İşte bayram ikramiyesi! Konuşulan rakam ne? Bayram başı &ldquo;500 lira.&rdquo; Markete girseniz daha; ilk reyonda, ilk rafta, alacağınız ilk &uuml;r&uuml;nde bitecek olan 500 liradan bahsediyoruz! Baktılar, tepkiler yine dinmiyor; bu sefer, &ldquo;Adam gibi zam yapamadık ama bazı şeyleri bedava yapalım&rdquo; dediler. Tiyatroları, m&uuml;zeleri, &ouml;ren yerlerini bedava yaptılar. Yani! Artık devlet tiyatrolarında &ldquo;Sefilleri&rdquo; seyretmekte, &ldquo;Sefilleri&rdquo; oynamak da bedava! Evinin &ouml;n&uuml;ndeki markete, mahallesindeki pazara gidemeyen emekliye, artık G&ouml;beklitepe bedava, Gordion bedava, Hattuşaş, Aspendos, Efes bedava olacak! Orhan Veli&rsquo;nin meşhur bir şiiri &ldquo;Bedava Yaşıyoruz&rdquo;da dediği gibi: &ldquo;Hava bedava, bulut bedava; dere tepe bedava; yağmur &ccedil;amur bedava, otomobillerin dışı, sinemaların kapısı, camekanlar bedava, peynir ekmek değil ama acı su bedava, kelle fiyatına h&uuml;rriyet, esirlik bedava.&rdquo; Orhan Veli bug&uuml;nleri g&ouml;rseydi, bizim &ldquo;EmekliChef&rdquo; diye dile getirdiğimiz &ldquo;Hayalet k&ouml;ftelerini, sabır aşlarını, d&ouml;nmeyen d&ouml;nerleri&rdquo; de listeye alırdı. Diyarbakır&rsquo;da pazar alışverişinde bir şey alamayan emekli amcamızın g&ouml;zyaşları i&ccedil;inde s&ouml;ylediği c&uuml;mle ile s&ouml;yl&uuml;yorum: &ldquo;Zor, bu iktidar ile &ccedil;ok zor.&rdquo; Faiz baronları i&ccedil;in kolay, ama emeklimiz i&ccedil;in zor. İhale sahipleri i&ccedil;in kolay, ama asgari &uuml;cretli i&ccedil;in zor. Ankara&rsquo;dan dayı bulup birden fazla maaş alan i&ccedil;in kolay; ama milyonlarca gencimiz i&ccedil;in zor. İktidar; 86 milyon i&ccedil;in kolayı zor yapmıştır!&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876340"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">T&Uuml;RKİYE&rsquo;NİN BOR&Ccedil;LARLA İMTİHANI</span></strong></a></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876343"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;İktidar emekliye, emek&ccedil;iye verilen zamları kaynak yetersizliği ile a&ccedil;ıklıyor. Ancak! Daha ge&ccedil;tiğimiz hafta bu iktidar 20 milyar liralık borca tam 260 milyar lira faiz &ouml;dedi. Arkadaşlar dikkatlerinizi arz ediyorum! 20 milyar lira i&ccedil;in 260 milyar lira faiz &ouml;dendi. Ana paranın tam 13 katı faiz &ouml;dendi. Peki iktidarın kaynak &ldquo;yok diye&rdquo; 1062 TL olarak a&ccedil;ıkladığı emekli zammının b&uuml;t&ccedil;eye maliyeti ne kadar? Sadece 70 milyar lira. Tekrar ediyorum, 20 milyar bor&ccedil; i&ccedil;in &ouml;denen 260 milyar lira faiz &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;lmezken, 40 yıl &ccedil;alışmış milyonlarca emekli i&ccedil;in 70 milyar lirayı y&uuml;k olarak g&ouml;r&uuml;yorlar. İşte biz bunun i&ccedil;in diyoruz ki; bu &uuml;lkede para sorunu yok, faiz sorunu var, bu &uuml;lkede kaynak sorunu yok, ahl&acirc;k sorunu var.</span></a></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&Ouml;dedik&ccedil;e &ccedil;oğalan bor&ccedil;. Değerli arkadaşlar, bu kadar faiz &ouml;deniyor, peki bor&ccedil;lar azalıyor mu? Ne yazık ki bizim bor&ccedil;lar &ouml;dendik&ccedil;e &ccedil;oğalıyor. Se&ccedil;imden sonra b&uuml;y&uuml;k minnet ve ricalarla Londra&rsquo;dan getirilen, ekonomiyi d&uuml;zeltecek, enflasyonu bitirecek denilen Sayın Mehmet Şimşek d&ouml;neminde dış bor&ccedil; 100 milyar dolar arttı! Sayın Şimşek geldiğinde; d&uuml;şecek denen faiz y&uuml;kseldi, bitecek denen enflasyon T&Uuml;İK&rsquo;e rağmen bitmedi, dış bor&ccedil; daha da arttı.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Biz bunun neresini d&uuml;zeltelim? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; iktidar olması gereken ne kadar yanlış varsa yaptı, şimdi doğrusunu bilmiyor. Hani bir fıkra vardır; yaşlı bir teyzemiz hocaya gelip demiş ki; &ldquo;Hoca Efendi Yunanistan&rsquo;da bir kadın evliya &ccedil;ıkmış, kızını Allah i&ccedil;in kurban edecekken g&ouml;kten İsrafil bir ke&ccedil;i getirmiş doğru mu?&rdquo; Hoca bakmış, teyzecim demiş ben bunun neresini d&uuml;zelteyim? Yunanistan değil Arabistan, kadın evliya değil İbrahim peygamber, İsrafil değil Cebrail, ke&ccedil;i değil ko&ccedil;.</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Şimdi biz de iktidara diyoruz ki, sizin hangi politikanızı d&uuml;zeltelim; faize değil, alın terine y&ouml;nelin, ranta değil, &uuml;retime y&ouml;nelin, yolsuzluğa değil, adil b&ouml;l&uuml;ş&uuml;me y&ouml;nelin, betona değil, toprağa y&ouml;nelin, lobilere değil, milli &uuml;retime y&ouml;nelin, harama değil, helale y&ouml;nelin. G&ouml;receksiniz, o zaman faiz de gider, enflasyon da iner, bor&ccedil; da biter!&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876344"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;SAMİMİYSENİZ GELİN BU İLLETİ K&Ouml;K&Uuml;NDEN S&Ouml;K&Uuml;P ATALIM&rdquo;</span></strong></a></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;Bug&uuml;n karşımıza &ccedil;ıkan tablo, yıllardır &ldquo;neyi d&uuml;zeltsek&rdquo; diye bakılan ama hi&ccedil;bir yerinden doğru tutulmayan &ccedil;arpık bir sistemin doğal sonucudur. Şimdi bu &ccedil;arpık d&uuml;zenin insanımızı nasıl bir u&ccedil;uruma s&uuml;r&uuml;klediğini konuşacağız. Son g&uuml;nlerde s&uuml;rekli g&uuml;ndemde sanal bahis ve kumar meselesi var. Sayın Cumhurbaşkanı ge&ccedil;tiğimiz hafta dedi ki: &ldquo;T&uuml;m telefonlar artık birer kumarhane olmuş.&rdquo; Evet, doğrudur! T&uuml;m telefonlar kumarhane gibi olmuş! Fakat Sayın Cumhurbaşkanının bilmediği bir şey var; kamu bankaları da bu kumarhanelerin kasası olmuş. &Uuml;&ccedil; devlet bankasından &ouml;rnek vereceğim; Ziraat Bankası, Vakıfbank, Halk Bankası. Hepsinde &ldquo;şans oyunları&rdquo; işlemleri var. Bu bankaların mobil uygulamalarından &ccedil;ok kolay bir şekilde, gerekirse kredi &ccedil;ekerek bile şans oyunu işlemi yapabiliyorsunuz. &Ccedil;ift&ccedil;iye kredi vermesi gereken Ziraat Bankası adeta bir kumarhane haline gelmiş; istediğiniz her t&uuml;rl&uuml; şans oyununa Ziraat Bankası &uuml;zerinden para aktarabilirsiniz. İşte Vakıfbank; adı &uuml;zerinde vakıf, bu milletin en &ouml;nemli manevi kalesi olan vakıftan bahsediyoruz. Ancak bu banka &uuml;zerinden de istediğiniz bahis sitesine para yatırabiliyorsunuz. Halk Bankası&rsquo;nda da durum aynı. Sanal kumarı &ldquo;toplumsal bir bela&rdquo; olarak tanımlayan ve &ldquo;eylem planı&rdquo; hazırladıklarını a&ccedil;ıklayan Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum; bu bankaları varlık fonuna aktarırken tek bir kararnameniz yetti, bu bankaların y&ouml;netim kurullarına &ccedil;ifter maaşlı y&ouml;netici atarken tek bir kararnameniz yetti. Eğer sanal bahisle, kumarla, şans oyunlarıyla m&uuml;cadelede samimiyseniz; ger&ccedil;ekten sizin tabirinizle gen&ccedil;lerimizi, ailelerimizi, &uuml;lkemizi bu toplumsal beladan kurtarmak istiyorsanız buradan size &ccedil;ağrıda bulunuyoruz: Bu gece tek bir kararname yayınlayın ve bu rezalete son verin. Kamu bankaları d&acirc;hil, bankalar &uuml;zerinden bahis, kumar, şans oyunlarına para aktarılmasına son verin. Ziraat Bankası şans oyunlarını değil, bu &uuml;lkenin &ccedil;ift&ccedil;isini, &uuml;reticisini desteklemek i&ccedil;in kurulmuştur. Halk Bankası sanal bahis lobilerini değil, esnafı, KOBİ&rsquo;leri desteklemek i&ccedil;in kurulmuştur. Hi&ccedil; kimse kusura bakmasın; ilegali ocak yıkan kumarın legali de ocak yıkar. Genci intihar ettiren kumarın sanalı da intihar ettirir. Ve en &ouml;nemlisi; &ccedil;eteler eliyle oynatılan kumar da haramdır, vergilendirilmiş kumar da haramdır. Bir kez daha s&ouml;yl&uuml;yoruz; samimiyseniz gelin bu illeti k&ouml;k&uuml;nden s&ouml;k&uuml;p atalım.&rdquo;</span></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;&Uuml;&Ccedil;&Uuml;NC&Uuml; SİYONİST KONGRE&rsquo;Yİ Mİ YAPACAKLAR?</span></strong><strong><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&rdquo;</span></strong></span></span></span></p> <p style="text-align:justify"><span style="font-size:medium"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><a name="_Toc219876345"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&ldquo;Sadece kendi i&ccedil;imizde değil, sınırlarımızın &ouml;tesinde de aynı &ccedil;arpık zihniyetin farklı tezah&uuml;rleriyle karşı karşıyayız. G&ouml;z&uuml;m&uuml;z, kulağımız Gazze&rsquo;de&hellip; Gazze&rsquo;de s&ouml;zde ateşkes antlaşmasından bug&uuml;ne y&uuml;zlerce &ccedil;ocuk Siyonist İsrail tarafından katledildi, hava saldırıları devam etti, insani yardım koridorları İsrail&rsquo;in kontrol&uuml;nde kaldı. Bizim &ldquo;barış g&uuml;c&uuml; g&ouml;nderin&rdquo; dediğimiz garant&ouml;rler; bırakın barış g&uuml;c&uuml;n&uuml;, Gazze&rsquo;ye ila&ccedil;, ekmek, su g&ouml;nderemiyor. B&uuml;t&uuml;n bunlar yaşanırken ABD tarafından Gazze Barış Kurulu ve İcra Kurulu &uuml;yeleri a&ccedil;ıklandı. Yedi kişilik icra kurulunda Irak&rsquo;ın işgalinde iki numara olan Tony Blair var, Siyonist aşığı, emlak&ccedil;ı ve aynı zamanda Trump&rsquo;ın damadı Jared Kushner var, b&ouml;lgemiz hakkında c&uuml;retk&acirc;r a&ccedil;ıklamalarda bulunan Marco Rubio var, Trump&rsquo;ın kendisi var. Arkadaşlar, bunun adı icra kurulu değildir; bunun adı &ldquo;Gazze&rsquo;yi İsrail&rsquo;e peşkeş &ccedil;ekme&rdquo; kuruludur. Oluşturulan icra kuruluna ve barış kuruluna baktığımızda s&ouml;ylenebilecek tek şey şudur: &ldquo;İlk toplantıyı Basel&rsquo;de yapın, toplantının adını da 3. Siyonist Kongresi olarak belirleyin.&rdquo; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu kurulun başka hi&ccedil;bir izahatı yoktur. Bizler Gazze&rsquo;yi katil İsrail&rsquo;in, soykırım su&ccedil;lusu Netanyahu&rsquo;nun soykırım ve katliamlarına bırakmadığımız gibi, masa başında oynanmaya &ccedil;alışılan Siyonist oyunlara da bırakmayacağız. Bir kez daha s&ouml;yl&uuml;yoruz; Gazze Gazzelilerindir, Gazze nehirden denize Filistinlilerindir.&rdquo;</span></a></span></span></span></p> <p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

      İlgili Haberler