Saadet Partisi Logo
Bizi Takip Et!
    Saadet Partisi Logo

    Hızlı Erişim

      İletişim

      • Adres bilgisi girilmemiş.
      • Telefon girilmemiş.
      • E-posta girilmemiş.

      © 2026 Saadet Partisi. Tüm hakları saklıdır.

      TÜİK’in Rakamlarındaki Ahlak Sorunu, Türkiye’nin Enflasyon Sorunundan Daha Büyük

      13.02.2026
      Kategori Yok
      TÜİK’in Rakamlarındaki Ahlak Sorunu, Türkiye’nin Enflasyon Sorunundan Daha Büyük
      <p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM Grup Toplantısı&rsquo;nda yaptığı konuşmada deprem ger&ccedil;eği &uuml;zerinden iktidarın yıllardır izlediği politikaları eleştirdi. Deprem y&ouml;netimi, a&ccedil;ıklanan enflasyon rakamları ve sosyal adalet başlıklarına dikkat &ccedil;eken Arıkan, b&uuml;y&uuml;k depremlerin ardından g&uuml;ndeme gelen &ldquo;kaybolan &ccedil;ocuklar&rdquo; meselesine de değinerek, bu iddiaların Jeffrey Epstein dosyalarıyla bir bağlantısı olup olmadığının a&ccedil;ıklığa kavuşturulmasını istedi.<br /> Depremin ka&ccedil;ınılmaz bir doğa olayı olduğunu vurgulayan Arıkan, yaşanan yıkım ve can kayıplarının kader değil siyasi tercihlerin sonucu olduğunu belirterek, &ldquo;Deprem ger&ccedil;ektir ama sonrasında yaşanan felaket tercihtir&rdquo; ifadelerini kullandı.<br /> Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan konuşmasının ardından, TBMM Grup Toplantısı&rsquo;nda k&uuml;rs&uuml; hakkını Adıyaman&rsquo;dan gelen depremzede Cengiz Alper Karadağ&rsquo;a bıraktı.&nbsp;<br /> Karadağ, deprem sonrası yaşanan ihmalleri, iletişim kesintilerini, g&uuml;venlik ve yardım organizasyonundaki aksaklıkları, AFAD&rsquo;ın sahadaki yetersizliğini ve imar politikalarının yol a&ccedil;tığı yeni mağduriyetleri Meclis k&uuml;rs&uuml;s&uuml;nden birinci ağızdan anlatarak, &ldquo;Cumhurbaşkanı Adıyamanlılardan &ouml;z&uuml;r diledi helallik istedi!&rdquo; dedi.<br /> Grup toplantısını canlı yayınlayan TBMM TV depremzedelerin k&uuml;rs&uuml; konuşmalarını canlı olarak yayınlamadı.</p> <p>Sayın Arıkan&rsquo;ın konuşmasında &ouml;ne &ccedil;ıkan başlıklar:</p> <p>&ldquo;DEPREM GER&Ccedil;EK, AFET TERCİHTİR!&rdquo;<br /> &ldquo;Değerli arkadaşlar, bug&uuml;n&uuml;n bilimi ve teknolojik gelişmeleriyle artık hepimiz biliyoruz ki deprem ka&ccedil;ınılmaz bir ger&ccedil;ektir. Tarihin başlangıcından itibaren yaşanan depremler bug&uuml;nden sonra da yaşanmaya devam edecektir. Bu y&uuml;zden diyoruz ki; deprem ger&ccedil;ektir, ama sonrasında yaşanan felaket tercihtir. Fay hatları ger&ccedil;ektir, ama yıkımlar siyasidir. Afetler ger&ccedil;ektir, ama sonu&ccedil;ları se&ccedil;imdir. 7.6 şiddet ger&ccedil;ektir, ama 52 bin 814 vefat politiktir. İmar afları yasaldır, ama asla meşru değildir. Değerli arkadaşlar; &ccedil;evresel yıkım, siyasi bir tercihin sonunda gelmiştir. Deprem doğaldır, bunu hepimiz kabul ediyoruz; ama kitlesel &ouml;l&uuml;mler doğal değildir, bunu kabul etmiyoruz.&rdquo;&nbsp;</p> <p>&ldquo;YIKILAN ŞEHİRLER İKTİDARIN TERCİHİDİR&rdquo;<br /> &ldquo;Bug&uuml;n şu soruyu bu k&uuml;rs&uuml;den sormak zorundayız; 6 Şubat depremleri neden on binlerce vatandaşımızın canına mal oldu? Cevap, iktidarın 24 yıllık icraatında duruyor. İktidar bu &uuml;lkede; insan yerine inşaat dedi. Yapı denetimi yerine oy hesabı yapıp imar affı verdi. Kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m yerine rantsal d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; tercih etti. Tedbir almak yerine kolon kesip cezasız kalacak yandaş m&uuml;teahhitler oluşturdu. Onun i&ccedil;in a&ccedil;ık ve net s&ouml;yl&uuml;yoruz; deprem &uuml;lkemizin ger&ccedil;eğidir, ama yıkılan şehirler iktidarın tercihidir.&rdquo;</p> <p>&ldquo;SON 30 YILIN HAFIZASI&rdquo;<br /> &ldquo;Son 30 yıldır bu k&uuml;rs&uuml;den aynı c&uuml;mleleri duyuyoruz. Aynı acıları yaşıyoruz. Aynı s&ouml;zleri veriyoruz. 1999 G&ouml;lc&uuml;k&hellip; On binlerce insan. Aynı yıl D&uuml;zce&hellip; Yıkım, ihmaller, unutuluş. 2003 Bing&ouml;l&hellip; &Ccedil;ocuklar enkaz altında. 2011 Van&hellip; &Ccedil;adırda donan insanlar. 2020 Elazığ&hellip; &ldquo;Ders aldık&rdquo; denildi. 2020 İzmir&hellip; Aynı binalar, aynı son. Ve 6 Şubat 2023&hellip; Kahramanmaraş. Hatay. Adıyaman. Malatya. Antep. Urfa. Osmaniye. Resm&icirc; rakamlara g&ouml;re 50 binden fazla insan. Her depremden sonra ne g&ouml;rd&uuml;ysek, 6 Şubat depremlerinden sonra da aynı şeylere şahit olduk. Su&ccedil;lu olan m&uuml;teahhitler unutturuldu, denet&ccedil;iler aklandı, kamu g&ouml;revlileri korundu, vefat edenler i&ccedil;in de fıtrat dendi. Hayır arkadaşlar, biz bunu kabul etmiyoruz. İnsanları; fıtrat değil ihmal &ouml;ld&uuml;rd&uuml;, liyakatsizlik &ouml;ld&uuml;rd&uuml;, adaletsizlik &ouml;ld&uuml;rd&uuml;, denetimsizlik &ouml;ld&uuml;rd&uuml;. Ve biliyoruz ki bu bitmek bilmez d&ouml;ng&uuml; son bulmadık&ccedil;a bizler aynı acıları tekrar tekrar yaşamaya devam edeceğiz.&rdquo;</p> <p>&ldquo;TOPLUMSAL FAY HATLARI KIRILDI&rdquo;<br /> &ldquo;6 Şubat&rsquo;ta enkazın altında sadece insanımız kalmadı; adalet de, liyakat de, vicdan da o enkazın altında kaldı. 6 Şubat&rsquo;ta sadece jeolojik fay hatları kırılmadı. Bu &uuml;lkede 24 yılda &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k, &ccedil;ok daha derin fay hatları oluştu. &Ccedil;ok &ccedil;ok derin toplumsal fay hatları oluştu. Devlet, yıkılan binaları yeniden yapabilir; yapmalı da. Ama yıkılan umutları, kırılan kalpleri, devlete olan g&uuml;veni yeniden inşa etmek zordur. Bu iktidar i&ccedil;inse imk&acirc;nsızdır. Değerli arkadaşlar; sadece şehirlerimizi değil, enkaz altındaki adaleti, enkaz altındaki liyakati de yeniden inşa etmek zorundayız. Toplumsal fay hatları ile medyayı susturarak, muhalifleri tutuklayarak, yargıyı siyasallaştırarak siyasi rant devşirmeye &ccedil;alışan iktidar; bug&uuml;n &uuml;lkemizde tamiri m&uuml;mk&uuml;n olmayan sosyal ve ahlaki depremlere sebep olmaktadır. Fakat biz milletimize s&ouml;z veriyoruz; T&uuml;rkiye&rsquo;yi asla &ldquo;&ccedil;&ouml;ken bir iktidarın&rdquo; enkazı altında bırakmayacağız.&rdquo;</p> <p>&ldquo;YARALAR SARILDI MI?&rdquo;&nbsp;<br /> &ldquo;Değerli arkadaşlar; depremin &uuml;zerinden tam &uuml;&ccedil; yıl ge&ccedil;miş olmasına rağmen bug&uuml;n h&acirc;l&acirc; yaralar tamamen sarılmış değil. Deprem b&ouml;lgesinde kalıcı konut sorunu h&acirc;l&acirc; devam ediyor. Konteyner kentlerde elektrik, su, kanalizasyon ve ısınma sorunları h&acirc;l&acirc; devam ediyor. Fahiş kira problemi sorunu h&acirc;l&acirc; devam ediyor. İşsizlik ve buna bağlı olarak dışarıya g&ouml;&ccedil; h&acirc;l&acirc; devam ediyor. Sayısız insanımız, kurada evi &ccedil;ıkmasına rağmen evine ne zaman kavuşacak belirsizliği yaşıyor. B&ouml;lgede zor koşullarda yaşayan vatandaşlarımız yarınlara dair g&uuml;venle bakamıyor. Yavrularımızın geleceğini ilgilendiren eğitim sorunu h&acirc;l&acirc; giderilmiş değil. Sayın Cumhurbaşkanı Hatay&rsquo;ı ziyaret edecek diye iki g&uuml;nde yol yapan, branda ile enkaz kapatanlar; &uuml;&ccedil; yıldır vatandaşların elektrik, su ve altyapı sorununu &ccedil;&ouml;zemediler.&rdquo;</p> <p>&ldquo;KAYBOLAN &Ccedil;OCUKLARIMIZA NE OLDU?&rdquo;<br /> &ldquo;Bizler her depremden sonra kaybolan &ccedil;ocuklarımızı konuştuk. Ve bug&uuml;nlerde ABD&rsquo;de patlayan Epstein rezaleti, bizleri bir kez daha bu acı ger&ccedil;ekle y&uuml;zleştirdi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu sistemin; yargı, siyaset ve medya başta olmak &uuml;zere her alanı nasıl şantaj, tehdit ve iğren&ccedil;likle y&ouml;nettiğini g&ouml;rd&uuml;k. İşte Siyonizm tam olarak budur. Bizler 56 yıldır bu sistemin &ccedil;&uuml;r&uuml;k ve vahşi bir d&uuml;zen olduğunu s&ouml;yl&uuml;yoruz. Epstein dosyaları; bebeklerin kanı, masumların canı &uuml;zerinden şantaj ve şeytanlıklarla dolu bir sistemin ifşasıdır. Şu soruları sormadan edemiyoruz: Kaybolan &ccedil;ocuklarımız bu şeytani ve sapkın &ouml;rg&uuml;t tarafından mı ka&ccedil;ırıldı? Epstein&rsquo;in &ouml;zel u&ccedil;ağı &ldquo;Lolita Ekspres&rdquo;in depremlerin hemen ardından İstanbul ve Dalaman gibi hava limanlarına birden fazla kez geldiği iddiaları doğru mudur? Depremlerden sonra kaybolan &ccedil;ocuklarımız ve g&uuml;ndeme gelen &uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml; iddialarla ilgili bug&uuml;ne kadar hangi bakanlığımız hangi &ccedil;alışmayı yapmış, hangi soruşturmayı a&ccedil;mıştır? Eğer bir soruşturma varsa sonucu neden kamuoyu ile paylaşılmamıştır? Sorunlara &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retmek i&ccedil;in vicdanlı, sorumlu ve cesur olmak zorundayız. Ger&ccedil;ekleri saklayarak, rakamlarla oynayarak sorunlara &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retemezsiniz.&rdquo;</p> <p>&ldquo;T&Uuml;İK&rsquo;İN RAKAMLARINDAKİ AHLAK SORUNU, T&Uuml;RKİYE&rsquo;NİN ENFLASYON SORUNUNDAN DAHA B&Uuml;Y&Uuml;K.&rdquo;<br /> &ldquo;İktidar h&acirc;l&acirc; enflasyonu rakamlarla oynayarak d&uuml;ş&uuml;rebileceğini sanıyor. Vatandaşlarımız a&ccedil;ıklanan rakamların ger&ccedil;ek olmadığını, &ccedil;arşıda, pazarda, sokakta, &ouml;dediği faturalarda a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;rebiliyor. İşte d&uuml;n; ocak ayı enflasyon rakamları a&ccedil;ıklandı. Memurun, emeklinin, asgari &uuml;cretlinin, milyonlarca &ccedil;alışanın maaşının belirleneceği ay olan Aralık&rsquo;ta dibe vuran, tarihin en d&uuml;ş&uuml;k seviyelerini g&ouml;ren enflasyon Ocak ayında u&ccedil;uşa ge&ccedil;ti. Rakamları manip&uuml;le etmek; kıt kanaat imk&acirc;nlarla ge&ccedil;inmeye &ccedil;alışan asgari &uuml;cretlimizin, hayatta kalma m&uuml;cadelesi veren emeklilerimizin, ayın sonunu zor getiren memurumuzun cebine el atmak değil de nedir? Enflasyon rakamı b&ouml;yle &ccedil;ıkınca Hazine ve Maliye Bakanının haliyle bir şeyler s&ouml;ylemesi gerekiyor. Sayın Şimşek demiş ki; enflasyondaki artış olumsuz hava koşullarından dolayı oldu. Sayın Şimşek; ocak ayı kış mevsimindedir ve ocak ayında hava soğuk olur, kar yağar. Mill&icirc; Eğitim Bakanlığı m&uuml;fredatında, ilkokul birinci sınıfta &ouml;ğretilen mevsimler şemasını hepimiz biliriz. İlkbaharda yağmur yağar, yazın g&uuml;neş olur, sonbaharda yapraklar d&ouml;k&uuml;l&uuml;r, kış mevsiminde de kar yağar. Şimdi Sayın Şimşek&rsquo;e soruyoruz: Siz g&ouml;reve geldiğinizden beri ocakta soğuk olan hava, aralıkta neden soğuk olmuyor? Sayın Bakan; ya bu &uuml;lkede yaşamıyor ki ocakta yağan karın aralıkta da yağdığından habersiz, ya da hayat bilgisi dersine girmemiş. Buradan iktidara sesleniyorum; T&Uuml;İK&rsquo;in rakamlarındaki ahlak sorunu, T&uuml;rkiye&rsquo;nin enflasyon sorunundan daha b&uuml;y&uuml;k.&rdquo;</p> <p>&ldquo;S&Ouml;Z&Uuml;M&Uuml;Z VAR&rdquo; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br /> &ldquo;Bizim aziz milletimize s&ouml;z&uuml;m&uuml;z var ve bir kez daha s&ouml;z veriyoruz; yerin altından gelen depremlere değil ama ihmalin, iş bilmezliğinden altından gelen felaketlere son vereceğiz. İnsanımızın değerini betonla değil, m&uuml;reffeh bir hayatla &ouml;l&ccedil;eceğiz. Sorumlulardan hesap soracağız. Deprem vergilerini depreme hazırlık i&ccedil;in kullanacağız. Zengini merkeze, sağlam zemine; yoksulu dere yataklarına yerleştirmeyeceğiz. İnsanlarımızı rezerv alan diyerek yerinden etmeyecek, arsalarına el koymayacağız. Bizim s&ouml;z&uuml;m&uuml;z var; Anadolu huzura, milletimiz adalete, depremzedeler yuvasına d&ouml;nene kadar &ccedil;alışacağız. Bu duygu ve d&uuml;ş&uuml;ncelerle s&ouml;zlerime son verirken; hepinizi h&uuml;rmet ve muhabbetle selamlıyorum.&rdquo;</p> <p>Depremzede Cengiz Alper Karadağ&rsquo;ın konuşmasında &ouml;ne &ccedil;ıkan başlıklar:</p> <p>&ldquo;ACIMIZ NASIL GE&Ccedil;ER?&rdquo;<br /> &ldquo;Genel başkanımın az &ouml;nce bahsettiği gibi, eğer aynı hatalar ve ihmaller tekrarlanmazsa, bunların tekrar yaşanmaması i&ccedil;in &ccedil;alışmalar yapılırsa acımız bir nebze olsun diner.<br /> Deprem sonrası b&ouml;lgemizde yapılmaya &ccedil;alışılan imar ve iskan &ccedil;alışmalarını sizler de sık&ccedil;a duyuyorsunuzdur. G&ouml;sterişli a&ccedil;ılışlar, anahtar teslim programları d&uuml;zenleniyor ve adeta k&uuml;llerinden yeniden doğan şehirler havası estiriliyor.<br /> Biz bunu kabul etmiyoruz.<br /> Ben burada eksik olan, yapılmayan, i&ccedil;imizi acıtan ger&ccedil;ekleri sizlerle paylaşacağım. Tabii ki yapılan bu t&uuml;r &ccedil;alışmaları takdir ediyoruz ama yeterli bulmadığımızı da tekrar bildirmek istiyorum.&rdquo;</p> <p>&ldquo;ADIYAMAN&rsquo;DA YENİ YAŞAM ALANLARI&rdquo;<br /> &ldquo;&Ouml;ncelikle Adıyaman&rsquo;da TOKİ ve Emlak Konut marifetiyle yaklaşık 70 bin kişinin bir arada yaşayacağı, adeta a&ccedil;ık hava cezaevini andıran bir sosyal yaşam alanı inşa edilmektedir.<br /> Bu yaşam alanlarının, yeni yetişen neslin şehrin sosyok&uuml;lt&uuml;rel yapısı a&ccedil;ısından uygunluğunun araştırılmadığı kanaatindeyiz. &Ccedil;ok aceleci bir kararla t&uuml;m şehir tek bir noktada yeniden imar edilmeye &ccedil;alışılmaktadır.<br /> Depremde binaları yıkılan bir şehrin, bir de somut olmayan k&uuml;lt&uuml;rel mirasının yeni yaşam alanlarında unutulmak &uuml;zere olduğunu maalesef şu anda pek fark eden yoktur.&rdquo;<br /> &ldquo;&lsquo;ASRIN FELAKETİ&rsquo; S&Ouml;YLEMİ&rdquo;<br /> &ldquo;Bir ikincisi, &ldquo;asrın felaketi&rdquo; ya da &ldquo;on bir il&rdquo; s&ouml;zleri &uuml;zerinden depremin etki alanının &ccedil;ok geniş olduğu s&ouml;ylemine vurgu yapılmaktadır. Zaten biz bunu s&ouml;ylediğimizde, on bir ilin b&uuml;y&uuml;k bir depremle etkilendiği, bunun asrın felaketi olduğu ve hi&ccedil;bir devletin bu kadar b&uuml;y&uuml;k bir yıkıma &ccedil;ok hızlı bir şekilde reaksiyon g&ouml;steremeyeceği savunması veriliyor. Belki de bu, y&ouml;netilemeyen bir kriz i&ccedil;in kesinlikle bir kılıf uydurması gibi bir şey oluyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. &Uuml;&ccedil; yıldır yapılan t&uuml;m &ccedil;alışmalarda bu s&ouml;ylem &uuml;zerinden hareket edilmesi; b&uuml;y&uuml;k yıkım yaşayan şehirlerde, &ouml;zellikle Adıyaman&rsquo;da, Hatay&rsquo;da, Maraş&rsquo;ta, Malatya&rsquo;da hazmedilir bir durum olmaktan &ccedil;ıkmıştır. Yıkılan şehirlerin fiziksel, psikolojik ve sosyolojik olarak yeniden imarının yapılabilmesi i&ccedil;in &ldquo;on bir il&rdquo; s&ouml;yleminin yeniden g&ouml;zden ge&ccedil;irilmesi ve buna g&ouml;re planlamaların yapılması gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nmekteyiz. Bunu yapmak &ccedil;ok da zor değildir. T&Uuml;İK verilerinden yola &ccedil;ıkarak hangi ilin can kaybı sayısı ya da yıkılan bina sayısı &ccedil;ok kısa bir s&uuml;rede &ouml;n&uuml;m&uuml;ze &ccedil;ıkabilir.&rdquo;<br /> &ldquo;CEVAPSIZ SORULARIMIZ VAR&rdquo;<br /> &ldquo;Daha &ouml;nemli hususlara gelecek olursak; bizim i&ccedil;in ve binlerce Adıyamanlı kardeşiniz i&ccedil;in &uuml;&ccedil; yılın ardından h&acirc;l&acirc; cevaplanmamış sorular var. Ben bu soruları kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum. Deprem anından kısaca bahsetmek istiyorum. Deprem olduktan sonra can kaybı yaşayanlar, canlarını enkaz altında bırakan insanlar olduğu gibi, herhangi bir fiziksel sıkıntı yaşamayan insanlarımız da vardı. Bu insanlar maalesef ya evlerini korumak zorunda kaldılar, ya iş yerlerini korumak zorunda kaldılar ya da canlarını g&uuml;vence altına almaya &ccedil;alıştılar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; m&uuml;thiş bir kaos vardı. İlk &uuml;&ccedil; ya da d&ouml;rt g&uuml;n boyunca herhangi bir can ve mal g&uuml;venliğini sağlayacak devlet otoritesini Adıyaman&rsquo;da hissedemedik. Kesinlikle. En azından asker ya da polis, &ccedil;arşı ve pazarda g&uuml;venliği sağlaması a&ccedil;ısından g&ouml;nderilebilirdi. Adıyaman&rsquo;da bu ger&ccedil;ekleşmedi. İletişim ağı tamamen &ccedil;&ouml;kt&uuml;. Bunun da internet bant aralığının daraltılmasından kaynaklandığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Bundan dolayı enkazdan &ccedil;ıkmaya &ccedil;alışan, depremden dolayı herhangi bir kayıp yaşamamış ama iletişim kurulması h&acirc;linde yeri belli olabilecek insanlarımız; iletişim kurulamadığı i&ccedil;in, yaralanmadan değil ama soğuktan, o zamanki şartlarda hava olduk&ccedil;a soğuk olduğu i&ccedil;in, maalesef can vererek vefat etti. Bu durum sonrasında olduk&ccedil;a dillendirildi ama her ne hikmetse d&ouml;nemin Ulaştırma Bakanı, bant daraltılması gerek&ccedil;esini &ldquo;&ouml;yle gerekiyordu&rdquo; deyip ge&ccedil;iştirdi. H&acirc;l&acirc; da bununla ilgili sağlıklı bir cevap alamamış durumdayız&rdquo;</p> <p>&ldquo;AFAD NEREDE?&rdquo;<br /> &ldquo;AFAD&rsquo;la ilgili s&ouml;yleyecek &ccedil;ok şey var ama maalesef olan oldu. S&ouml;yleyeceğim tek kelime şudur: AFAD yoktu. AFAD&rsquo;ın varlığını biz, g&uuml;nler sonra b&ouml;lgeye gelen yetkililerin &uuml;zerlerinde AFAD montlarını g&ouml;r&uuml;nce hissettik. Diğer illeri bilmiyorum ama Adıyaman&rsquo;da arama kurtarma &ccedil;alışmalarında AFAD&rsquo;ın hi&ccedil;bir varlığı s&ouml;z konusu değildir. Sonrasında eğer &ccedil;alışmalarda yer almışlarsa, maalesef vatandaşlarımızın cansız bedenlerini enkazdan &ccedil;ıkarmak i&ccedil;in bulunmuşlardır. AFAD, yardımların dağıtılmasıyla alakalı kendisini g&ouml;stermeye &ccedil;alıştı ama bunu da başaramadılar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yardımların tek elden AFAD marifetiyle dağıtılmasının en uygun şekilde ilerleyeceği s&ouml;ylendi ancak organize edilemedi. Şehrin girişinde tırları AFAD&rsquo;ın y&ouml;nlendireceği s&ouml;ylendi. Ancak on tırın ihtiya&ccedil; duyulduğu bir mahalleye bir tır g&ouml;nderilirken, hi&ccedil;bir şekilde yardıma ihtiya&ccedil; duyulmayan bir mahalleye onlarca tır sevk edildi. Bu da m&uuml;thiş bir kaosa sebep oldu. Yol kenarlarında &ouml;ylece istiflenmiş yardım malzemeleri g&uuml;nlerce kaldı&rdquo;</p> <p>&ldquo;CUMHURBAŞKANIMIZ BİZDEN HELALLİK İSTEDİ&rdquo;<br /> &ldquo;Maalesef canımızı en acıtan olaylardan biri de buydu. B&uuml;t&ccedil;eye kaynak yaratmak i&ccedil;in imar affı denilen bir uygulama defalarca &ccedil;ıkarıldı. Bizim b&ouml;lgemizde se&ccedil;imlere az bir vakit kala, iki katlı evlerin &uuml;zerine bir kat daha atıldığını, &uuml;&ccedil; katlı evlerin &uuml;zerine d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; ve beşinci katların &ccedil;ıkıldığını &ccedil;ok&ccedil;a duyuyorduk. Demir ve &ccedil;imento işlerinde muazzam artışlar oluyordu. Herkes şunu biliyordu: Se&ccedil;im yaklaşıyor, af gelecek. Maalesef bu durum Adıyaman&rsquo;da en acı şekilde y&uuml;z&uuml;n&uuml; bize g&ouml;sterdi. Adıyaman, son yirmi yıldır iktidar partisinin belediye başkanları tarafından y&ouml;netiliyordu. Bu yanlış da onların &uuml;zerine kaldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da bu sıkıntılardan haberdardı ve Adıyamanlılardan helallik istedi. Yapılan eksikliklerin devletin Adıyaman&rsquo;a ge&ccedil; ulaştığını ilk elden kabul etti. Bu, bizim i&ccedil;imizi daha da acıttı.&rdquo;</p> <p>İKİNCİ YIKIM: ENKAZ KALDIRMA S&Uuml;RECİ<br /> &ldquo;Depremden birka&ccedil; hafta sonra başlayan enkaz kaldırma &ccedil;alışmaları bizim i&ccedil;in ikinci bir yıkım oldu. Enkaz kaldırma &ccedil;alışmaları tamamen maddi kazanım &uuml;zerine ger&ccedil;ekleştirildi. Enkazlar, yerinde ayrıştırma yapılarak bırakıldı ve Adıyaman şehri yaklaşık bir yıl boyunca toz bulutu h&acirc;line geldi.<br /> Belki bug&uuml;n değil ama &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda insanlarımızda sağlık problemlerinin bu tozlardan dolayı daha da artacağı a&ccedil;ıktır. Bunu reva g&ouml;renleri sizlere tekrar şik&acirc;yet ediyorum, Allah&rsquo;a havale ediyorum.&rdquo;</p> <p>&ldquo;SORULMASI GEREKEN SORULARIMIZ VAR&rdquo;<br /> &ldquo;Bu soruların cevabı verildiği g&uuml;n, depremde kaybettiklerimiz ve geride kalanlarımız bir nebze huzur bulacaktır.<br /> Kimler can ve mal g&uuml;venliğimizi koruyamadı?<br /> Kimler g&uuml;nlerce sesimizi kıstı, iletişimimizi engelledi?<br /> Kimler bizi Adıyaman&rsquo;da &ouml;l&uuml;me terk etti?<br /> Kimler Cumhurbaşkanı&rsquo;nı Adıyamanlılardan &ouml;z&uuml;r dilemek zorunda bıraktı?<br /> Bu soruların cevabını bekliyoruz.&rdquo;</p>

      İlgili Haberler